English-Turkish translations for chest:

göğüs · sandık · çeyiz · other translations

chest göğüs

Chest pain, the lung problems, fatigue, rash, sounds like chronic lung infection.

Göğüs ağrısı, akciğer sorunu, yorgunluk, döküntü. Kronik akciğer enfeksiyonu gibi görünüyor.

Sally has long hair and a good size chest.

Sally'nin saçları uzun ve iyi bir göğüs ölçüsü var.

Multiple stab wounds to the chest and abdomen.

Göğüs ve karında birden çok bıçak yarası.

Click to see more example sentences
chest sandık

There's a desk and a chest, and I found this book!

Bir masa ve bir sandık var, ayrıca bu kitabı buldum!

A chest of gold, silver and diamonds!

Bir sandık dolusu altın, gümüş ve elmas!

And in that chest was this.

Ve o sandığın içinde bu vardı.

Click to see more example sentences
chest çeyiz

Then there's the honeymoon and the hope chest.

Sonra bir de balayı ve çeyiz sandığı var.

That's Roseanna's hope chest.

Roseanna'nın çeyiz sandığı o.

Ls something for the hope chest.

Çeyiz sandığın için bir şey.