English-Turkish translations for chicken:

tavuk · kız · tavuk eti · piliç · korkak · kümes · ödlek · civciv · horoz · other translations

chicken tavuk

Just do me a favor And have some chicken soup or something, okay?

Bana bir iyilik yapın ve biraz tavuk suyu çorbası falan için, tamam mı?

You want a chicken or some eggs?

Tavuk ya da yumurta ister misin?

It's time for chicken soup and a good night's sleep.

Tavuk çorbası ve iyi bir uyku çekme zamanı.

Click to see more example sentences
chicken kız

Fried chicken, cheeseburger, mashed potatoes, French fries, macaroni and cheese, apple pie, and ice cream.

Kızarmış tavuk, çizburger patates püresi, patates kızartması peynirli makarna elmalı turta ve dondurma.

Save me some of that chicken, girls,

Bana o tavuktan biraz ayırın kızlar.

Ooh, something smells like fried chicken.

Kızarmış piliç gibi bir şey kokuyor.

Click to see more example sentences
chicken tavuk eti

And cancel whatever the young lady ordered and bring her a bowl of chicken soup.

Ve genç bayan ne söylediyse iptal et ve ona tavuk çorbası getir

Hurry up, Chicken.

Acele et, Tavuk.

I really hate that chicken.

O tavuktan nefret ediyorum.

Click to see more example sentences
chicken piliç

Very, very, very big chicken.

Çok, çok büyük bir piliç.

She's only a little chicken.

Küçük bir piliç sadece.

Well, you missed some really good chicken.

Aslında, gerçekten iyi bir pilici kaçırdın.

Click to see more example sentences
chicken korkak

He's not a dog, he's a chicken.

O bir köpek değil, korkak bir tavuk.

Or are you just chicken?

Ya da sadece korkak mısın?

Don't be chicken.

Korkak tavuk olma.

Click to see more example sentences
chicken kümes

There's a chicken place.

Burada bir tavuk kümesi var.

What is this place, a chicken pan?

Nedir burası, bir tavuk kümesi mi?

The chicken lives in a coop, or in the freezer.

Tavuk ya bir kümeste yaşar, ya da bir dondurucuda.

Click to see more example sentences
chicken ödlek

This little dog is harmless. Chicken.

Bu köpek zararsız, seni ödlek tavuk.

Who you callin' chicken?

Sen kime ödlek diyorsun?

Look a box full of farm-fresh chicken.

Bak, bir kutu dolusu taze ödlek tavuk.

Click to see more example sentences
chicken civciv

Chicken Little! What is it?

Küçük Civciv, ne var?

Is that your chicken?

Bu civciv senin mi?

Yes, Chicken Little, it's all yours!

Evet, Küçük Civciv, hepsi senin!

Click to see more example sentences
chicken horoz

Six fattened chickens, three capons and all these pigeons?

Altı besili tavuk, üç kısır horoz ve tüm bu güvercinler mi?

A rooster's a chicken.

Horoz da bir tavuktur.

what he said? he said. did you heared the chickens cock a doodle doo?

ne dedi? dedi. Eğer tavuk duydum ki horoz bir doodle doo?