English-Turkish translations for chief:

şef · başlıca, baş · başkan · amir · müdür · en çok · reis · patron · ana · başçavuş · genelkurmay · başhekim · şeflik · other translations

chief şef

I'm deputy Chief Brenda leigh Johnson of the L.A.P.D., and this is Special Agent Fritz Howard of the FBl.

Ben L.A.P.D'den, şef yardımcısı Brenda Leigh Johnson, ve bu da, FBI'dan özel ajan Fritz Howard.

Chief, you need something?

Şef, bir şey mi lazım?

Someone to see you, Chief.

Birisi sizi görmek istiyor Şef

Click to see more example sentences
chief başlıca, baş

That's one crazy chief inspector talking about another crazy chief inspector.

Deli baş müfettiş başka bir deli baş müfettiş hakkında konuşuyor.

Excuse me, Chief Inspector What?

Affedersiniz, Baş müfettiş. Ne var?

I'm Sheldon, and this is my chief financial officer, Gwen.

Ben, Sheldon. Bu da, baş mali işler görevlim, Gwen.

Click to see more example sentences
chief başkan

That's one crazy chief inspector talking about another crazy chief inspector.

Deli baş müfettiş başka bir deli baş müfettiş hakkında konuşuyor.

You have no choice, Chief

Başka seçeneğin yok, Şef

George C Marshall, General, Chief of Staff.

George C. Marshall, Genel Kurmay Başkanı.

Click to see more example sentences
chief amir

I'm deputy chief Brenda Leigh Johnson, and this is sergeant Gabriel.

Evet. Ben amir yardımcısı Brenda Leigh Johnson, ve bu da Çavuş Gabriel.

Chief, believe me.

Amir, inan bana.

Is chief there?

Amir orada mı?

Click to see more example sentences
chief müdür

I'm Deputy Chief Brenda Leigh Johnson, L.A.P.D., Priority Homicide Division.

Ben Amir Yardımcısı Brenda Leigh Johnson Los Angeles Polis Müdürlüğü Cinayet Masası.

Chief Moon is little sensitive today.

Müdür Moon bugün biraz hassas da.

Wallace and the chief were killed out front.

Wallace ve Emniyet Müdürü ön tarafta öldürüldü.

Click to see more example sentences
chief en çok

I think I told him that you're a great chief, and you're very powerful.

Sanırım ona senin büyük şef olduğunu ve çok güçlü biri olduğunu söyledim.

Chief Dawson, please, this is a very dangerous creature.

Şef Dawson, lütfen çok tehlikeli bir yaratık.

That is easy, Chief Inspector.

O çok kolay Baş Müfettiş.

Click to see more example sentences
chief reis

Because he is chief and you are the most beautiful woman here.

Çünkü reis o. Ve sen de buradaki en güzel kadınsın.

Just one thing, chief.

Tek bir şey var, reis.

Chief, are you?

Reis sen misin?

Click to see more example sentences
chief patron

He calls everyone boss, or chief or little buddy, which makes no sense at all.

O herkese patron, şef ya da küçük dostum diyor ki hiç mantıklı değil.

Come on Chief Why didn't you tell me?

Hadi ama, patron neden bana da söylemedin?

Chief, a car is coming!

Patron, bir araba geliyor!

Click to see more example sentences
chief ana

It's actually chief now.

Aslında şu an için şef.

The chief is busy now.

Şef şu an meşgul.

Hiring this great city's new chief of police is well, it's a big moment for me.

Bu mükemmel şehrin yeni polis şefini işe almak benim için çok önemli bir an.

Click to see more example sentences
chief başçavuş

Thank you, master chief. That'll be all.

Teşekkür ederim Başçavuş, hepsi bu kadar.

Won't happen again, Senior Chief!

Bir daha olmayacak, başçavuş!

Hey, Chief, Clark Poundstone, Pentagon Special Intelligence Unit.

Merhaba, Başçavuş. Adım Clark Poundstone, Pentagon Özel İstihbarat Birimi.

Click to see more example sentences
chief genelkurmay

Signed George C. Marshall, chief of staff.

İmza George C. Marshall, Genelkurmay Başkanı.

I'm General Caulfield, vice chairman, Joint Chiefs of Staff.

Sayın Sözcü, ben General Caulfield, Genelkurmay Başkan Yardımcısı.

The joint chiefs want another forward base.

Genelkurmay başkanı, bir ileri üs daha istiyor.

Click to see more example sentences
chief başhekim

That's why she's chief and you're not.

İşte bu yüzden başhekim olan o, sen değilsin.

But now she's chief.

Ama şimdi başhekim o.

As the new chief, I'm

Yeni başhekim olarak, ben

Click to see more example sentences
chief şeflik

He's on the short list for chief.

O da, şeflik için kısa listede.

Chiefing has never been so easy.

Şeflik hiç bu kadar kolay olmamıştı.