English-Turkish translations for child:

çocuklu, çocuk · küçük · bebek · oğul · evladı, evlat · yavru · alt · çocuksu kimse · nafaka · torun · velet · bağımlı · cocugu · other translations

child çocuklu, çocuk

Because I look at you, and I think you were a child once, with a mother and a father and a home.

Çünkü sana bir bakıyorum da, ve bir zamanlar senin de annesi ve babası ve bir evi olan bir çocuk olduğunu düşünüyorum.

How does this girl know what's best for my child?

Nasıl bu kız biliyor ne çocuğum için en iyisi?

I'll always remember you like a child, girl

Seni her zaman bir çocuk gibi hatırlayacağım, kızım

Click to see more example sentences
child küçük

But he isn't a small child anymore.

Ama artık küçük bir çocuk değil.

Second Wife, this is too expensive for a small child.

İkinci eş, bu küçük bir çocuk için çok pahalı.

It's been a mother, a manager, and a young child.

Bir anne, bir müdür ve küçük bir çocuk.

Click to see more example sentences
child bebek

I really want this child.

Bu bebeği çok istiyorum.

God will give you a child.

Tanrı sana bir bebek verecek.

Having a child is a selfish thing.

Bebek sahibi olmak Bu bencilce bir şey.

Click to see more example sentences
child oğul

I love you like my own child, like boy child, not girl child.

Seni kendi çocuğum gibi severim. Ama oğlum gibi, kızım gibi değil.

My child, your husband.

Benim oğlum, senin kocan.

Kill him, child, kill him.

Öldür onu oğlum, öldür.

Click to see more example sentences
child evladı, evlat

Now, child tell me what happened.

Şimdi, evlat Bana neler olduğunu anlat.

For a child.

Bir evlat için.

Listen to me carefully, child.

Beni dikkatlice dinle, evlat.

Click to see more example sentences
child yavru

What do you mean child?

Ne demek istiyorsun, yavrum?

Oh, there's nothing for you my child.

Oh, senin için birşey yok yavrum.

Give it to him, child.

Bunu ona ver, yavrum.

Click to see more example sentences
child alt

I have the FBl suspect in custody along with one adult female and one child.

FBI şüphelisi, gözetimim altında yanında yetişkin bir kadın ve bir çocuk var.

For instance, I'm wearing a child's Halloween costume under this.

Örneğin, ben bunun altında çocuk cadılar bayramı kostümü giyiyorum.

A Golden Child.

Bir Altın Çocuk.

Click to see more example sentences
child çocuksu kimse

I've got a child, I don't need anybody else.

Bir çocuğum olacak, başka kimseye ihtiyacım yok.

Nobody shoots, there's a child on the bridge.

Kimse ateş etmesin, köprüde bir çocuk var.

Nobody mentioned a child.

Kimse bir çocuktan bahsetmedi.

Click to see more example sentences
child nafaka

Well, how about: Child support, alimony and an empty downtown apartment?

Peki ya, çocuk için nafaka ve boş bir daireye ne dersin?

Child support, alimony

Çocuk desteği, nafaka

Successful entertainment attorney divorced his wife owed her, like, half a million dollars in alimony and child-support money.

Başarılı eğlence sektörü avukatı karısından boşanıyor ve ona yarım milyon dolar ve nafaka borcu var.

Click to see more example sentences
child torun

My only child, and what does he leave me with? one miserable grandson.

Benim tek çocuğum, ve bana ne bıraktı? sefil bir torun

If mother turtle faIls. child. grandchild and great grandchild turtles faIl. too

Eğer anne kaplumbağa düşerse çocuk kaplumbağa, torun kaplumbağa ve büyük torun kaplumbağa da düşer.

Grandchild turtle on child turtle's back

Torun kaplumbağa, çocuk kaplumbağanın sırtında.

child velet

Stop acting like a stupid stubborn child!

Aptal, inatçı bir velet gibi davranmayı kes!

child bağımlı

It's too risky for a child to have a drug-addicted mother.

Bir çocuk için madde bağımlısı bir annesi olması çok riskli bir şey.

child cocugu

The Kazurinsky child loves peek-a-boo and she's one month younger than Christine.

Kazurinsky'nin cocugu peek-a-boo'yu seviyor ve o Christine'den bir ay kucuk.