English-Turkish translations for circle:

dairesel, daire · çember · etraf · halka · dönmek · döngü · çevre · topluluk · grup · meydan · camia · muhit · çevrelemek · other translations

circle dairesel, daire

Not that kind of a circle.

O tür bir daire değil.

It's a small red circle

Küçük kırmızı bir daire.

But in this case, oddly, everything inside the circle was destroyed.

Ama bu durumda, maalesef dairenin içinde her şey yok edildi.

Click to see more example sentences
circle çember

No, no, no, the information circle is too tight.

Hayır, hayır, hayır, bilgi çemberi çok dar.

This little circle of light, it's part of me now, not just armour.

Bu küçük ışık çemberi artık benim bir parçam sadece zırh değil.

Please, make a circle with your hands.

Lütfen, el ele bir çember yapın.

Click to see more example sentences
circle etraf

It's just going around in a circle!

Sadece bir dairenin etrafında dönüyor!

Yeah, but Becky Martinez could fly circles around O'Dell.

Evet, ama Becky Martinez O'Dell'in etrafında daireler çizebilir.

I'll dance in circles, probably around you.

Ben de senin etrafında daireler çizerek dans ederim.

Click to see more example sentences
circle halka

And the moon tonight, there's a circle around it.

Bu gece ayın çevresinde bir halka var.

But you're not inner circle.

Ama sen halkadan değilsin.

You know, the circle is the perfect geometric figure.

Biliyor musun, halka, kusursuz bir geometrik şekildir.

Click to see more example sentences
circle dönmek

What's our next move, Jackie circle back to base?

Bir sonraki hareketin ne Jackie üsse geri dönmek mi?

It's just going around in a circle!

Sadece bir dairenin etrafında dönüyor!

Guess who's back in the Circle of Trust?

Bil bakalım kim güven çemberine geri döndü?

Click to see more example sentences
circle döngü

No, gentlemen, believe me. It's a vicious circle.

Hayır beyler, inanın bana, bu pis bir döngü.

A vicious circle!

Kısır bir döngü.

It's a path, a circle.

Bir yol, bir döngü.

Click to see more example sentences
circle çevre

Meaning the congressman or someone in his circle Is hiding something.

Yani Kongre üyesi ya da çevresinden biri bir şeyler gizliyor.

Different ages, different social circles, different physical types.

Farklı yaşlar, farklı sosyal çevre farklı fiziksel görünüm.

Wall Street's inner circle.

Wall Street'in çevresi.

Click to see more example sentences
circle topluluk

She's part of the circle, and so are you.

O topluluğun bir parçası ve sen de öylesin.

By this circle, bind air and fire to metal, and ignite its power.

Bu topluluk ile hava ve ateşi metal ile birleştir ve gücünü ateşle.

The perfect circle, the purest race.

Mükemmel topluluk, en saf ırk.

circle grup

Hey what kind of prayer circle is that?

Hey, ne biçim bir dua grubu bu böyle?

Just our circle.

Sadece bizim grup.

Was Cherry Thrapston part of Dorothy Cade's quilting circle?

Cherry Thrapston, Dorothy Cade'in yorgan dikim grubunda mıymış?

circle meydan

Times Square and Columbus Circle.

Times Meydanı ve Colombus Meydanı'na.

DuPont Circle, please

Dupont Meydanı, lütfen.

Dupont Circle Travel.

Dupont Meydanı Seyahat.

circle camia

And of course, directly behind them is Thomas, referred to as T.J. in Hammond circles.

Ve tabii ki onların hemen arkasında Hammond Camiasında T.J. olarak anılan Thomas var.

Also known in certain professional circles as The Curator.

Aynı zamanda bazı profesyonel camiada müze müdürü olarak bilinir.

circle muhit

Ghettos of paranoia, hermetic circles, exoteric circles.

Paranoya mahalleleri, mühürlenmiş muhitler, umumi muhitler.

circle çevrelemek

Different cities, circles and planets.

Değişik şehirleri, çevreler ve gezegenler.