English-Turkish translations for clan:

klan · kabile · ocak · çete · grup · boy · other translations

clan klan

A warrior came to us without a clan without a name he fought for us, he died for us.

Bir savaşçı, bir klanı olmadan, bir adı olmadan bize katıldı. Bizim için savaştı, bizim için öldü.

It would be civil war, clan against clan, chaos.

Bu savaş demek, klan klana karşı, tam bir kaos.

These pearls stay with the De Noir clan forever!

Bu inciler sonsuza dek De Noir Klanı'yla kalacak!

Click to see more example sentences
clan kabile

There's a clan there, led by a woman called Luna, a friend.

Orada bir kabile var, Luna adında bir kadın liderlik ediyor.

But Kanichiro don't do something stupid like leaving the clan.

Ama Kanichiro kabileden ayrılmak gibi aptalca bir şey yapmaz.

It's, uh, a clan crest.

Bu bir, uh, kabile totemi.

Click to see more example sentences
clan ocak

Someone in your clan killed him.

Onu, senin soyundan biri öldürdü.

They're a poor, small clan.

Onlar fakir ve küçük bir klan.

Yeah, and her clan.

Evet, o ve çetesi.

Click to see more example sentences
clan çete

See, there's this sort of clan of ninja thieves.

Bak, bir çeşit hırsız Ninja çetesi var.

Yeah, and her clan.

Evet, o ve çetesi.

Auggie gave us the whole clan.

Auggie bize tüm çeteyi verdi.

Click to see more example sentences
clan grup

You're part of the clan.

Sen de grubun bir üyesisin.

This guy's from a war clan.

Bu adam savaşçı bir gruptan.

He's sort of the clan patriarch.

O bu grubun bir çeşit reisi.

clan boy

This clan's weak.

Bu boy güçsüz.