clean cut

Nice, clean cut.

Hoş, temiz kesim.

It isn't a clean cut.

İyi bir kesik değil.

Nice, clean cut. Good.

Hoş, temiz kesim. güzel.

Well, it's a clean cut.

Şey, temiz bir kesik.

Razor sharp, clean cut, no bruising, no trauma.

Çok keskin, temiz bir kesik. Morarma ya da travma yok.

Razor sharp. Clean cut.

Çok keskin, temiz bir kesik.

One cut clean through the esophagus, trachea, carotid artery, and jugular.

Yemek borusundan soluk borusuna temiz bir kesik, şahdamarı ve boyun damarı.

A perfect, precise, clean cut.

Harika, dikkatli, temiz bir kesim.

There was this kid, nice, clean-cut young kid from Iowa.

Bir çocuk vardı, hoş, endamlı, lowa'lı genç bir çocuk.

Wade Burke was a clean-cut honor student type.

Wade Burke düzgün, onur öğrencisi bir tip.