English-Turkish translations for clean:

tem, temiz · temizlik · temiz olarak · iyice · temizlemek · yeni · tamamen · hoş · saf · bütünüyle · tam · basit · suçsuz · boş · kesin · mükemmel · net · lekesiz · kusursuz · steril · bitirmek · biçimli · masum · temiz bir şekilde · temiz kâğıdı · yıkamak · boşaltmak · ak · namuslu · temizlenmek · arı · other translations

clean tem, temiz

He gave me clean blood, so I made a deal to, uh, save him.

Bana temiz kan verdi. Ben de onu kurtarmak için bir anlaşma yaptım.

This guy's clean, by the way.

Bu adam temiz, bu arada.

That side is still clean

Bu taraf hala temiz.

Click to see more example sentences
clean temizlik

It's all under control. It'll be a very fast clean up.

Her şey kontrol altında çok hızlı bir temizlik olacak.

I'm here with Andrew Brewster, creator of an exciting new organic cleaning supply.

Andrew Brewster ile beraberim heyecan verici, yeni bir organik temizlik ürününün yaratıcısı.

Is this what you call cleaning?

Sen buna temizlik mi diyorsun?

Click to see more example sentences
clean temiz olarak

But everything else looks pretty clean.

Fakat başka her şey oldukça temiz görünüyor.

Not everybody has to be clean.

Herkes temiz olmak zorunda değil.

Everything's gonna be clean?

Her şey temiz olacak mı?

Click to see more example sentences
clean iyice

The money wasn't better, but at least I had a clean bed.

Parası çok iyi değildi ama en azından temiz bir yatağım vardı.

It's best to do it quick and clean.

En iyisi temiz çabuk ve temiz halletmen.

That's a good thing, 'cause I hate cleaning blood off my car.

Bu iyi bir şey çünkü arabamdan kan temizlemekten nefret ederim.

Click to see more example sentences
clean temizlemek

You had the chance to clean this up tonight, and you didn't.

Bu kadar gece temizlemek için şansı vardı ve değil mi.

At least somebody is doing something to clean up miami,

En azından birisi Miami'yi temizlemek için bir şeyler yapıyor

And then only to clean it.

Sadece temizlemek için o da.

Click to see more example sentences
clean yeni

It's new and clean and waiting.

Bu yeni. Ve temiz. Ve bekliyor.

Very clean, and fresh.

Çok temiz ve yeni.

Sometimes people move to a new town to start with a clean slate.

Bazen insanlar yeni kasabaya temiz bir sayfa açmak için taşınırlar.

Click to see more example sentences
clean tamamen

Look, Caroline, I'm really sorry, but I am totally clean.

Bak, Caroline, çok üzgünüm ama ben tamamen temizim.

She's clean, but Hank is a whole different animal.

Kadın temiz, ama Hank tamamen farklı bir yaratık.

His system is completely clean?

Sistemi tamamen temiz mi?

Click to see more example sentences
clean hoş

Yeah, but we have to keep him nice and clean, don't we?

Evet, ama onun hoş ve temiz olması lazım, değil mi?

It's nice to have a clean family.

Çok hoş, temiz bir aileye sahip olmak.

Welcome to the clean room.

Temiz odaya hoş geldin.

Click to see more example sentences
clean saf

Clean living and a pure heart, I suppose, huh?

Temiz bir yaşam ve saf bir kalp sanırım, ha?

Come home and live a clean and pure life.

Eve dön, temiz ve saf bir yaşam sür.

Clean and pure.

Temiz ve saf.

Click to see more example sentences
clean bütünüyle

She's three years clean and sober, all the charges were dropped and she's great with Millie.

Üç yıldır temiz ve ayık bütün suçlamalar düştü ve Milly'ye çok iyi bakıyor.

Why, why, why Why, the whole place is clean!

Neden, neden, neden neden, bütün ev tertemiz?

I've been cleaning all day.

Bütün gün temizlik yaptım.

Click to see more example sentences
clean tam

The money isn't exactly clean.

Para tam olarak temiz para değil.

What exactly does a clean teen do?

Temiz bir genç tam olarak ne yapar?

We were just cleaning up.

Biz de tam temizlik yapıyorduk.

Click to see more example sentences
clean basit

Maybe you do this fast and clean and simple.

Belki de bunu hızlı, temiz ve basit yaparsın.

Simple and clean.

Basit ve temiz.

This is clean. Simple.

Bu temiz bir iş, basit.

Click to see more example sentences
clean suçsuz

But this time my hands are clean, crime fighter.

Ama bu sefer ellerim temiz, suç savaşçısı.

Yeah, but a crime scene that clean sets off alarm bells.

Evet ama o kadar temiz bir suç mahalli şüphelendirir.

so the accomplice may have cleaned up.

O zaman suç ortağı temizlemiş olabilir.

Click to see more example sentences
clean boş

Every cell should be empty and clean.

Her hücre boş ve temiz olmalı.

Because that envelope is full of blank paper or your dry cleaning receipts.

Çünkü bu zarf boş kağıtlarla ya da senin kuru temizleme faturalarınla dolu.

This job is so clean, so professional but he Ieaves an empty cigarette pack.

Bu çok temiz, çok profesyonelce.. ama o boş bir sigara paketi bırakıyor.

Click to see more example sentences
clean kesin

Look, stop cleaning up, okay?

Bak, temizlemeyi kes, tamam mı?

Liver, bowel, gall bladder, appendix, all clean.

Karaciğer, bağırsak, safra kesesi apandis Hepsi temiz.

Stop cleaning me!

Beni temizlemeyi kes!

Click to see more example sentences
clean mükemmel

We have an excellent dry-cleaning service.

Mükemmel bir kuru temizleme servisimiz var.

Stan's clean, isn't it great?

Stan temiz, mükemmel değil mi?

In perfect condition, sharpened and cleaned.

Mükemmel durumda, bilenmiş ve temizlenmiş.

Click to see more example sentences
clean net

Clean and clear.

Temiz ve net.

It's not clean enough, Paul.

Bu yeterince net değil Paul.

Solid and clean, okay?

Açık ve net, tamam mı?

Click to see more example sentences
clean lekesiz

A brand-new life, clean, spotless and good.

Yepyeni, temiz, lekesiz ve güzel bir hayat.

Nice weapons, very clean, no blood stains. Pity.

Güzel silahlar, çok temizler, hiç kan lekesi yok.

Dry-cleaning bakes in bloodstains.

Kuru temizleme kan lekesini koyulaştırır.

Click to see more example sentences
clean kusursuz

A nice, clean little accident.

Güzel, kusursuz, minik bir kaza.

A clean shot, no permanent damage.

Kusursuz bir açı, kalıcı hasar yok.

A clean, spotless bill of health.

Temiz ve kusursuz bir sağlık raporu.

Click to see more example sentences
clean steril

Dr. House, this is a clean room.

Dr. House, burası steril bir oda.

Sorry, sir, it's a clean room.

Üzgünüm, efendim. Burası steril oda.

Clean, sterile, temporary.

Temiz, steril, geçici.

clean bitirmek

Shoot me, and you can finish this clean.

Vur beni ve bu işi temizce bitir.

I just finished cleaning up.

Temizlik daha yeni bitti.

Finish cleaning tomorrow.

Temizliği yarın bitir.

clean biçimli

Because people, shockingly, love clean drinking water.

Çünkü insanlar, inanılmaz biçimde, temiz suyu seviyor.

He's obsessively Neat and clean.

Takıntılı biçimde titiz ve temiz.

Clean as dandelion heads, apparently.

Karahindiba keser gibi, temiz bir biçimde.

clean masum

No, he's very clean.

Hayır o çok masum.

That's good, clean fun.

Bu güzel, masum bir eğlence.

Is it a clean illness?

Bu masum bir hastalık mı?

clean temiz bir şekilde

These are actually surprisingly clean.

Bunlar şaşırtıcı bir şekilde temiz.

It's clean, it's simple, and it's tantalizingly incomplete.

Temiz, basit, ve umutlandırıcı bir şekilde tamamlanmamış.

Labienus, we can win this quickly and cleanly.

Labienus, Hızlı ve temiz bir şekilde kazanmalıyız.

clean temiz kâğıdı

The company seems very clean on paper also.

Ve şirket kağıt üzerinde oldukça temiz görünüyor.

And clean hands and no toilet paper stuck to his shoe.

Ve elleri de temiz ve ayakkabısına yapılmış tuvalet kağıdı da yok.

Paper towels, clean cab, limo company someday.

Kâğıt havlular, temiz taksi, limuzin şirketi hayalleri.

clean yıkamak

Just clean rooms and wash clothes!

Sadece odaları temizle ve elbiseleri yıka.

That's not a carpet cleaning van, is it?

Bu minibüs halı yıkamak için değil, değil mi?

Whose girlfriend is this, washed our bike so clean?

Bisikleti bu kadar temiz yıkayan, kimin kız arkadaşı?

clean boşaltmak

Two months ago, a Manhattan mutual truck was cleaned out.

İki ay önce Manhattan'ın bir nakliye kamyonu boşaltılmış.

Enrique, clean the ashtrays.

Enrique, kül tablalarını boşalt.

clean ak

Yeah, too clean which begs the question

Fazla temiz. Bu da akla şu soruyu getiriyor.

And so with the help of a clean tashtook the red, red kroovy soon stopped.

Ve böylece temiz bir mendilin yardımıyla kırmızı, kıpkırmızı kan akması durdu.

clean namuslu

Are you honest and clean?

Dürüst ve namuslu musun?

clean temizlenmek

Gettin' clean's the easy part.

Temizlenmek işin kolay kısmı.

clean arı

The bees did not clean the hive anymore.

Arılar ve bu kovan artık temiz değil.