English-Turkish translations for clever:

zeki · akıllı, akılı, akıllıca · becerikli · yetenekli · parlak · usta · other translations

clever zeki

He was not faster or stronger or more clever than other children.

Diğer çocuklardan daha hızlı, daha güçlü, ya da daha zeki değildi.

You're not that clever, and if you were.

Sen o kadar zeki değilsin ama eğer olsaydın

What a clever son I have!

Ne kadar zeki bir oğlum var!

Click to see more example sentences
clever akıllı, akılı, akıllıca

She's not too clever but I guess that's why she loves you so much

Çok akıllı biri değil, ama sanırım seni bu yüzden çok seviyor.

We just have to be clever about this, okay?

Bu konuda akıllı olmak zorundayız, tamam mı?

You must think you're very clever.

Çok akıllı olduğunu düşünüyor olmalısın.

Click to see more example sentences
clever becerikli

You're a very clever young man.

Sen çok becerikli bir genç adamsın.

Very clever hands.

Çok becerikli eller.

Clever, resourceful, and handsome.

Zeki, becerikli ve yakışıklı.

Click to see more example sentences
clever yetenekli

This clever, pyrotechnical pile of self-conscious allusion is worthless, talentless shit.

Bu zekice, şatafatlı özbilinç kinayesi yığını değersiz, yetenek içermeyen saçmalık.

In the test of dexterity and cleverness, Teean passes.

Teean tüm yetenek ve zekâ testlerinden geçti.

For the test of dexterity and cleverness Teean passes

Teean tüm yetenek ve zeka testlerinden geçti.

clever parlak

Actually, that's a very clever idea.

Aslında, oldukça parlak bir fikir.

Now, Bright Boy I will admit you are pretty clever.

Şimdi Parlak Çocuk Çok akıllı olduğunu kabul ediyorum.

clever usta

You are such a clever fireHiding this house from them very skillfully.

Sen ne akıllı bir ateşsin böyleBu evi onlardan ustalıkla saklıyorsun.

Hah! Kwatak really clever crow. He ​​found a new master.

Karga Kwatak çok akıllı yeni ustasını buldu bile.