English-Turkish translations for climate:

iklimsel, iklim · hava · çevre · şartlar · atmosfer · other translations

climate iklimsel, iklim

The climate and energy minister or the finance minister?

İklim ve enerji bakanı ya da maliye bakanı mı?

Environmental expert Peter Hostrup, Climate and Energy Minister Løvschall and Steen Birger Brask, Dan Oil.

Çevre uzmanı Peter Hostrup, İklim ve Enerji Bakanı Løvschall ve Steen Birger Brask, Dan Petrol'den.

You know government policies for a completely different climate.

Bildiğin gibi devlet politikaları tamamen farklı bir iklim için kurulu.

Click to see more example sentences
climate hava

Plus the convertible is a ridiculous choice for this climate.

Ayrıca bu havada o üstü açık araba gülünç bir seçim.

My Cairo jacket is too thin for this climate.

Benim Kahire'de giydiğim ceket bu hava için ince.

Good climate, abundant food and water.

Güzel hava, bol yiyecek ve su.

Click to see more example sentences
climate çevre

Environmental expert Peter Hostrup, Climate and Energy Minister Løvschall and Steen Birger Brask, Dan Oil.

Çevre uzmanı Peter Hostrup, İklim ve Enerji Bakanı Løvschall ve Steen Birger Brask, Dan Petrol'den.

Diet, climate, environment, chance, surgery, the stars, God.

Diyet, iklim, çevre şans, ameliyat, yıldızlar, Tanrı.

climate şartlar

This climate is exactly what Moriarty wants.

Bu şartlar tam da Moriarty'nin istediği şartlar.

Political climate's changing in Israel,

İsrail'deki politik şartlar değişiyor.

climate atmosfer

A warm climate, lots of liquid water, a beautiful, dense atmosphere.

Sıcak bir iklim bol likit su güzel yoğun bir atmosfer.