English-Turkish translations for clip:

klip, klips · şarjör · ataç · kesmek · ataş · toka · resim · mandal · raptiye · kırpmak · parça · other translations

clip klip, klips

Not so much Annie's. But she has posted a video clip.

Annie'ninki o kadar değil ama bir video klip yayınlamış.

Give me a towel, the coupon scissors and a chip clip.

Bana bir havlu verin? Kağıt makası ve bir klips.

It's only a film clip!

Sadece bir video klip bu.

Click to see more example sentences
clip şarjör

All right. Everyone gets a weapon and two extra clips.

Pekâlâ herkes bir silah ve iki ekstra şarjör alsın.

And, Lieutenant Tao, can I have a clip of blanks, please?

Ve, Teğmen Tao, bir kuru sıkı şarjör alabilir miyim, lütfen?

Yeah, a couple extra clips.

Bir çift ekstra şarjör.

Click to see more example sentences
clip ataç

Barn, tiger, car, hammer, tree, building, cup, phone, toaster, House, doll, football, book, umbrella, bench, paper clip.

Ahır, kaplan, araba, çekiç, ağaç, bina, bardak, telefon, tost makinesi ev, bebek, futbol, kitap, şemsiye, sıra, ataç.

Was that a paper clip?

Bu bir ataç mıydı?

Yeah. And then I just used paper clips and double-sided tape.

Evet. sonra sadece ataç ve çift taraflı bant kullandım.

Click to see more example sentences
clip kesmek

Heading into Portier, second gear, clip the apex, light brake, stay in second, looking for a good exit.

Portier'e doğru ilerliyorum, ikinci vites, virajı kes, hafif fren, bir saniye bekle, iyi bir çıkış arıyorum.

Two clips, cut the umbilical cord

İki klips tuttur ve göbek bağını kes.

And her toenails were clipped short.

Ayak tırnakları da kısa kesilmiş.

Click to see more example sentences
clip ataş

See, each paper clip, Deirdre, is two carbon atoms, right?

Bak, her ataş, Deirdre, iki karbon atomu, tamam mı?

Dear MacGuyver." "Enclosed is a rubber band, a paper clip, and a drinking straw.

Sevgili MacGuyver zarfta bir lastik, bir ataş, bir de kamış var.

clip toka

Yeah, but with clips.

Evet ama tokalar da var.

That clip's not gonna hold!

O toka fazla dayanmaz!

clip resim

I'm sending the photo and the news clipping.

Sana bir resim ve gazete kupürü gönderiyorum.

clip mandal

One money clip.

Bir para mandalı.

clip raptiye

A paper clip!

Bir de raptiye!

clip kırpmak

A little stripping, a little clipping, one ancient a computer program and

Biraz soymak, biraz da kırpmak, bir tarihi bilgisayar programı ve

clip parça

It's a bicycle clip.

Bu bir bisiklet parçası.