co worker

You know Lois and I are just friends and co-workers.

Biliyorsun Lois ve ben sadece arkadaşız ve çalışma arkadaşı.

That you're telling a co-worker something you haven't told me yet?

Size bir söylüyorsun co-worker şey Henüz bana değil mi?

Brundle vanished late last night with co-worker, Beth Logan.

Brundle dün gece geç saatte yardımcısı Beth Logan'la ortadan kayboldu.

And the co-worker said they met a few months ago.

Ve arkadaşı birkaç ay önce tanıştıklarını söyledi.

More than just a co-worker, then.

O zaman bir arkadaşından fazlası.

The co-worker made a mistake.

Meslektaşım bir hata yapmış.

This is your co-worker, Opie.

Bu senin yardımcı çalışanın, Opie.

Three years ago, she escaped here with her co-workers.

Üç yıl önce, arkadaşıyla beraber buraya kaçtı.

Well, let's talk to her friends and co-workers.

O zaman arkadaşları ve arkadaşlarıyla konuşalım.

Not that it matters because we're co-workers, Dana.

Ama önemi yok, çünkü arkadaşlarıyız, Dana.