English-Turkish translations for coach:

koç · antrenör · araba · eğitmen · vagon · çalıştırmak · direktör · hazırlamak · posta arabası · eğitmek · other translations

coach koç

Coach, please, I'll be fine tomorrow but leave me alone now.

Koç, lütfen, yarın iyi olacağım ama şimdi beni yalnız bırak.

Coach, you got a second?

Koç, bir saniye vaktin var mı?

Coach Booth died this morning.

Koç Booth bu sabah öldü.

Click to see more example sentences
coach antrenör

I'm not a football coach.

Ben futbol antrenörü değilim.

I talked to Coach Carter today.

Bugün Antrenör Carter ile konuştum.

Head coach Jo!

Baş antrenör Jo!

Click to see more example sentences
coach araba

First the coach brings us to the castle, and now the dinner table.

İlk önce araba bizi buraya getirdi, şimdi de yemek masası.

But it's just a coach.

Ama o sadece bir araba.

I'll get a coach and four.

Bir araba ve dört tane alacağım.

Click to see more example sentences
coach eğitmen

Mentor: a trusted counselor or guide, tutor or coach.

Akıl hocası. Güvenilir bir danışman, öğretmen veya eğitmen.

Or perhaps Akeelah's coach is also pretty generous.

Ya da Akeelah'nın eğitmeni çok cömert bir insandır.

Mr. Bond, Mr. Ferrara, Bibi Dahl and her coach, Jacoba Brink, once a world-class skater herself.

Bay Bond, Bay Ferrara Bibi Dahl. Ve eğitmeni, Jacoba Brink, o da dünya çapında bir patenci.

Click to see more example sentences
coach vagon

Coach number three.

Üç numaralı vagon.

Coach number four.

Dört numaralı vagon.

Coach number six.

Altı numaralı vagon.

Click to see more example sentences
coach çalıştırmak

Coach, I wanna practice some more.

Koç, biraz daha çalışmak istiyorum.

Hard decision,but Luke and Alyssa became the best team I ever coached.

Zor karardı ama Luke ve Alyssa çalıştığım en iyi takım oldular.

You don't get what Coach Gelwix is doing, do you?

Koç Gelwix'in ne yapmaya çalıştığını anlamıyorsun, değil mi?

Click to see more example sentences
coach direktör

There's no head coach. Nothing!

Direktör yok, hiçbir şey yok!

The centre Coach Gurudev Singh will explain.

Merkez Teknik Direktörü Gurudev Singh açıklayacak.

Ante Pandakovic, former head coach?

Ante Pandakovic, eski direktör?

coach hazırlamak

Maybe the lawyer coached her.

Belki onu avukat hazırlamıştır.

Ryan coached me.

Ryan beni hazırladı.

coach posta arabası

Johnny Lesh robbed a mail coach last month.

Johnny Lesh geçen ay bir posta arabasını soymuş.

coach eğitmek

Daddy coached him.

Onu babam eğitmişti.