English-Turkish translations for coat:

ceketli, ceket · palto · kürk · manto · mont · kaplı · almak · kat · kaban · paltolu · önlük · tabaka · vestiyer · kaplamalı · önlüklü · post · örtü · kabuk · other translations

coat ceketli, ceket

It's not formal, obviously, it's a train station, but do I wear a sport coat, or coat and tie

Resmi bir yer olmadığı açık, bir tren istasyonu ama spor bir ceket mi giymeliyim, yoksa ceket ve kravat

A white coat.

Beyaz bir ceket.

No, first take off that coat!

Hayır, ilk önce ceketini çıkar.

Click to see more example sentences
coat palto

Okay, a tall man, very tall, with a long black coat and a

Tamam. Uzun biri, oldukça uzun. Uzun siyah bir paltosu varmış.

But I know you and I know that coat.

Ama seni de o paltoyu da tanıyorum.

It's a coat.

Bu bir palto.

Click to see more example sentences
coat kürk

You want something for your mother, maybe a nice fur coat?

Annene bir şey ister misin? Belki güzel bir kürk.

Your Honor, this young lady has nothing on under her fur coat.

Sayın Yargıç, bu genç bayanın kürkünün altında hiçbir şey yok.

She's got a fine coat.

Güzel bir kürkü var.

Click to see more example sentences
coat manto

Get yourself a new fur coat.

Kendine yeni bir kürk manto al.

Send me a bill for the coat.

Manto için bana bir fatura yolla.

It's only a fur coat.

Sadece bir kürk manto.

Click to see more example sentences
coat mont

All you need is a coat and some good shoes.

Tek ihtiyacın olan bir mont ve bir kaç çift ayakkabı.

Thanks for the coat, Bill Cody.

Mont için teşekkürler Bill Cody.

Got drunk ladies, fancy bathrooms, and a room full of free coats.

Sarhoş bayanlar, lüks tuvaletler ve bedava mont dolu bir oda.

Click to see more example sentences
coat kaplı

And also he had a long coat covered with aluminum foil.

Ve ayrıca alüminyum folyoyla kaplanmış uzun bir palto giyiyordu.

This paper is coated with a combination of cyanide and dimethyl sulfoxide.

Kağıt ile iletişim Bu kağıt, siyanür ve dimetil sülfoksit kombinasyonu ile kaplı.

Prince Dun your coat Shut up!

Prince Dun ceketiniz.. Kapa çeneni!

Click to see more example sentences
coat almak

I got a new coat.

Yeni bir ceket aldım.

Bought myself this coat.

Bu önlüğü kendim satın aldım.

You buy pretty white boots and fine coat.

Güzel, beyaz botlar ve güzel bir manto alırsın.

Click to see more example sentences
coat kat

Needed a coat of paint anyway.

Zaten bir kat boya lazımdı.

Uh, looking for my coat.

Ah, benim kat arıyor.

Not a lot of coats, right?

Kat bir sürü doğru değil?

Click to see more example sentences
coat kaban

It's a fantastic coat.

Şahane bir kaban bu.

I have two Iight coats, three coats, one leather jacket, gloves, scarves, umbreIlas at home.

İki Süveter, üç kaban, bir deri ceket var. Eldiven,atkı, şemsiyeler de evde.

is that Gus Pierce's coat?

O Gus Pierce'ın kabanı mı?

Click to see more example sentences
coat paltolu

That woman in the white coat hated me.

Şu beyaz paltolu kadın benden nefret ediyor.

Red coat is "A," right?

Kırmızı paltolu A, değil mi?

Tall and thin, big brown coat.

Uzun ve zayıf; kahverengi paltolu.

Click to see more example sentences
coat önlük

It's a white coat. Anybody can wear a white coat.

Bu bir beyaz önlük. herkes beyaz önlük giyebilir.

And a white coat.

Ve beyaz bir önlük.

It's white coat syndrome.

Beyaz Önlük Sendromu bu.

Click to see more example sentences
coat tabaka

A fresh coat of paint.

Yeni bir boya tabakası.

Or a coat of paint.

Yada bir boya tabakası.

Most likely, but why would the graffiti have a protective coating?

Büyük ihtimalle ama neden bir graffitinin koruyucu tabakası olsun ki?

Click to see more example sentences
coat vestiyer

I saw you and a woman exiting a coat closet.

Seni ve bir kadını vestiyer dolabından çıkarken gördüm.

They think of me only as a coat-check girl!

Beni sadece bir vestiyer kızı olarak görüyorlar!

Because I am the coat-check girl.

Çünkü ben bir vestiyer kızıyım.

Click to see more example sentences
coat kaplamalı

I mean, he must've coated it a day or two before with homemade corrosive.

Yani onu bir yada iki gün önce ev yapımı korozif ile kaplamış olmalı.

Okay, Calleigh, aluminum, steel in a fine zinc coating.

Tamam, Calleigh, ince çinko kaplamalı aliminyum, çelik.

They used a plastic-coated, multi-strand stainless steel.

Plastik kaplamalı çok kanallı paslanmaz çelik kullanmışlar.

Click to see more example sentences
coat önlüklü

Are there still men in white coats?

Beyaz önlüklü adamlar hâlâ var mı?

Male and female, white Iab coats, parking Ievels.

Bir erkek bir kadın, beyaz önlüklü, otoparka iniyorlar.

coat post

a paltry thing, a tattered coat upon a stick.

değersiz bir şey, bir sopa üzerinde paçavra bir post.

For a lustrous coat.

Parlak bir post için.

coat örtü

A thin coat.

İnce bir örtü.

coat kabuk

Her chariot is an empty hazelnut, her waggoner a small grey-coated gnat.

Arabası boş bir fındık kabuğu, Gri üniformaIı bir sinektir arabacısı,