English-Turkish translations for code:

kod · şifre, şifreli · kural · alan kodu · kodlu · kanun, kanunu · anahtar · şifrelemek · yasa · barkod · yönetmelik · düstur · numaralamak · programlamak · other translations

code kod

I thought he said it wasn't a date. He said it was a thing, that's code for a date, isn't it?

Bu bir randevu değil demişti sanmıştım. o bu "bir şey" dedi. o randevu için kod sayılır, değil mi?

The operation has a code name:

Operasyonun bir kod adı var:

The code numbers, please, sir.

Kod numaraları lütfen, efendim.

Click to see more example sentences
code şifre, şifreli

Yes, a code for a stupid stupid girl!

Evet, aptal bir kız için aptal bir şifre!

That's a code.

Bu bir şifre.

No, not long, but I couldn't remember the damn code.

Hayır, çok değil. Ama lanet şifreyi bir türlü hatırlayamıyorum.

Click to see more example sentences
code kural

But maybe there's another code.

Ama belki başka bir kural vardır.

I heard we got a new dress code around here.

Duydum ki buraya yeni bir elbise kuralı gelmiş.

You have a personal code that matters more.

Senin daha önemli olan kişisel kuralların var.

Click to see more example sentences
code alan kodu

What, do they have some kind of special area code?

Ne yani bir çeşit özel alan kodu mu var?

Yeah, a Miami area code.

Evet, alan kodu Miami.

Yeah, it's a Miami area code.

Evet, alan kodu Miami'ye ait.

Click to see more example sentences
code kodlu

This is a code red emergency!

Bu kırmızı kodlu bir acil durum!

My Max and I have what we call a An area code relationship.

Max ve benim de alan kodlu dediğimiz bir ilişkimiz var.

California area code.

California alan kodlu.

Click to see more example sentences
code kanun, kanunu

There's a bro code, and I can't do that to him.

Kanka Kanunu diye bir şey var ve ben bunu ona yapamam.

And you're also a criminal and, according to the fertility penal code, a terrorist.

Aynı zamanda suçlusun da ve doğurganlık ceza kanununa göre bir teröristsin.

New York City health codes.

New York şehri sağlık kanunları.

Click to see more example sentences
code anahtar

You're looking for the key to this code, right?

Bu kod için anahtarı arıyorsun değil mi?

It's a code key, all right?

Bu bir şifre anahtarı, tamam mı?

No code, no key, nothing.

Şifre yok, anahtar yok.

Click to see more example sentences
code şifrelemek

Contents: Profits and new security codes.

Dosyada hâsılat ve yeni şifreler var.

TOP SECRET CODES

ÇOK GİZLİ ŞİFRELER

Scavenger hunt, secret codes.

Leşçi avı, gizli şifreler.

Click to see more example sentences
code yasa

Look, there's a Pink Lady code, OK?

Bak, Pink Lady yasası var, tamam mı?

But I'm going to remind you of a code.

Ama ben de sana bir yasayı hatırlatayım:

With custom, with moral code, and with law.

Gelenekler ile, ahlak kuralları ile ve yasalar ile.

Click to see more example sentences
code barkod

It's not a serial number or a bar code.

Bu bir seri numarası ya da barkod değil.

This is your bar code?

Bu senin barkodun mu?

A bar-code scanner.

Barkod okuyucu bu.

code yönetmelik

The Marine Corps Code of Conduct and The King James Bible.

Deniz Piyade Birliği İdare Yönetmeliği ve Kral James İncili.

Yup, lancer athletic's code of conduct.

Evet. Lancer'ın atletizm yönetmeliği işte.

code düstur

That's the Spartan code, my little queen.

Bu bir Sparta düsturudur, küçük kraliçem!

code numaralamak

These numbers are a code.

Bu numaralar bir kod.

code programlamak

Deciphered the code and reprogram.

Kodu kırdım ve tekrar programladım.