English-Turkish translations for coffee:

kahve, kahveli · kafe · kafein · kahveciler, kahveci · kahvehane · cafe · kahverengi · çaydanlık · other translations

coffee kahve, kahveli

But he just wants to get together for coffee tonight, you know, just to talk.

Ama bu gece sadece kahve içmek için buluşacağız Biliyorsun, sadece konuşmak için.

Get me some coffee, miss.

Bana biraz kahve getir.

Here, you want some coffee?

Al, biraz kahve ister misin?

Click to see more example sentences
coffee kafe

A bank, a coffee shop, church, gas station, and now a bus.

Banka, kafe, kilise, benzin istasyonu ve şimdi de bir otobüs.

Okay, now we need to find a new coffee shop.

Tamam, şimdi de yeni bir kafe bulmamız gerek.

Would've been a nice coffee shop.

Çok güzel bir kafe olacaktı.

Click to see more example sentences
coffee kafein

This much caffeine for a coffee virgin.

Bir kahve bakiresi için bu kadar kafein.

You know, Andy's been drinking so much caffeinated coffee lately.

Biliyorsun, Andy son zamanlarda çok fazla kafeinli kahve içiyor.

It's like coffee, but without the caffeine.

Tıpkı kahve gibi, ama içinde kafein yok.

Click to see more example sentences
coffee kahveciler, kahveci

Look, your coffee-shop guy.

Bak, senin kahveci çocuk.

Where the fuck is coffee?

Nerede lan bu kahveci?

coffee kahvehane

You know, there's a coffee shop a couple blocks away.

Biliyor musun, orada bir kahvehane's Birkaç blok ötede.

Flogged soldiers led by coffee-house fops, commanded by dangerous buffoons.

Kırbaçlanan askerleri kahvehane züppeleri ve tehlikeli soytarılar yönetir.

coffee cafe

Cappuccino, espresso, cafe latte? Could I just have a regular coffee? Sure.

Cappuccino, espresso, cafe latte? hayer Sadece sade bir kahve? elbette.

coffee kahverengi

That's not coffee, that's brown water!

Bu kahve değil, kahverengi su!

coffee çaydanlık

Also, get a percolator and lots of coffee.

Bir de çaydanlık ve bol bol kahve.