English-Turkish translations for collapse:

çöken · çöküş · çökmek · düşmek · çöküntü · çökme · göçmek · sönmek · çökertmek · yıkılma · yıkım · düşüş · yıkılmak · other translations

collapse çöken

The world and its beautiful particle logic all collapsed, all dead forever.

Dünya ve onun o güzel parçacık mantığı tamamen çökmüş, tamamen ölü sonsuza dek.

Without the American alliance Hitler's Reich collapsed.

Amerikan ittifakı olmadan Hitler'in Reich'ı çöktü.

Another lab and a chunk of the cafeteria just collapsed.

Başka bir laboratuvar ve kafetaryanın koca bir parçası az önce çöktü.

Click to see more example sentences
collapse çöküş

Like a full collapse, sir?

Tam bir çöküş gibi mi efendim?

For Kane, in four short years, collapse.

Kane için dört yıl içinde çöküş.

A deepening recession sliding towards total economic collapse.

Tam ekonomik çöküşe giden derinleşen bir ekonomik durgunluk.

Click to see more example sentences
collapse çökmek

then cools, and suddenly collapses under its own gravity.

Sonra soğur ve kendi kütleçekimi altında aniden çöker.

If I make one false move, my whole world collapses.

Eğer tek bir yanlış hareket yaparsam tüm dünyam çöker.

The cartel collapses and prices would free fall.

Kartel çöker ve fiyatlarda serbest düşüş olur.

Click to see more example sentences
collapse düşmek

A few months later, the palace roof collapsed and fell on the Pope's head.

Bir kaç ay sonra, sarayın çatısı çöktü Ve Papa'nın kafasına düştü.

Dr. Sebastian Charles collapsed during a presentation at Stoia Tucker.

Dr. Sebastian Charles, Stoia Tucker'da sunumu sırasında düşmüş.

His firm's stock is collapsing.

Onun firmasının hisse senetleri düştü.

Click to see more example sentences
collapse çöküntü

Terrible collapse a few months ago.

Birkaç ay önce korkunç bir çöküntü olmuştu.

That collapse kills Hunt and Janet.

Bu çöküntü Hunt ve Janet'i öldürüyor.

There's been a collapse.

Burada bir çöküntü oldu.

Click to see more example sentences
collapse çökme

Total orbital collapse will occur in ten seconds.

Tüm yörüngesel çökme on saniye içinde gerçekleşecek.

We had a secondary collapse.

İkinci bir çökme yaşadık.

collapse göçmek

If I deveate just once, the entire ecosystem collapses..

Bir kez bile geç kalırsam, tüm eko-sistem göçer..

collapse sönmek

leona's lungs collapsed.

Leona'nın ciğerleri söndü.

collapse çökertmek

Collapsing parallel circuits

Paralel devreleri çökertmek.

collapse yıkılma

Before the whole place collapses?

Tüm bu yer yıkılmadan önce mi?

collapse yıkım

There'll be a global economic collapse.

Küresel bir ekonomik yıkım yaşanacak.

collapse düşüş

The cartel collapses and prices would free fall.

Kartel çöker ve fiyatlarda serbest düşüş olur.

collapse yıkılmak

Hello. Hi. I just collapsed.

Selam Ben az önce yıkıldım.