English-Turkish translations for collar:

tasma · yakalı · yaka · kuşak · tasma takmak · yakalamak · kaçmak · köprücük · other translations

collar tasma

That's why Mr. Jordan got him a GPS collar.

Bu yüzden Bay Jordan ona GPS'li bir tasma aldı.

Oh, yeah, a new collar.

Evet, yeni bir tasma.

Ah, man, this collar really hurts.

Dostum, bu tasma gerçekten acıtıyor.

Click to see more example sentences
collar yakalı

I'm a white collar criminal.

Ben beyaz yakalı bir suçluyum.

A black collar criminal.

Siyah yakalı bir suçlu.

With a plain white collar guy?

Beyaz yakalı sıradan bir adamla mı?

Click to see more example sentences
collar yaka

Everyone, this is agent russell goldman From the san diego white collar team.

Millet, bu San Diego beyaz yaka ekibinden Ajan Russell Goldman.

So, a white collar prosecutor decides to hire a blue collared enforcer.

Bu sebeple beyaz yaka bir savcı, mavi yaka bir infazcı kiralamaya karar verir.

Our collar, our case.

Yaka bizim, dava da.

Click to see more example sentences
collar kuşak

She's your collar, Gravely.

O senin kuşaktan, Gravely.

The maggots in dead Santa's collar fed on high concentrations of non-sulfated chondroitin, glycosaminoglycans and N-Acetylneuraminic acid.

Noel Babanın kuşağındaki, kurtlar yüksek yoğunlukta, sülfatsız kondroitin glikozaminoglikan ve N-asetilnöraminik asitler ile besleniyormuş.

A decorated collar of papyrus.

Süslenmiş bir papirüs kuşak.

collar tasma takmak

Trusty, somebody's wearing a new collar.

Kütburun, birisi yeni bir tasma takıyor.

My friends, today justice wears a blue barrette and a rhinestone collar.

Dostlarım, adalet bugün mavi firkete ve sahte elmas tasma takıyor.

collar yakalamak

That we just collared the biggest grifter in London red-handed.

Biz sadece Londra'daki en büyük dolandırıcıyı suçüstü yakaladık.

Nice collar, detective.

Güzel yakaladınız, dedektif.

collar kaçmak

Landis Murphy took a couple collars up in Boston assault, burglary.

Landis Murphy Boston'da bir kaç kez tutuklanmış Saldırı, hırsızlık.

collar köprücük

Broken collar bone, fractured wrist"?

Kırık köprücük kemiği, zedelenmiş bilek?