English-Turkish translations for collection:

koleksiyon · para · toplama · tahsil · topluluk · kolleksiyon · seçki · other translations

collection koleksiyon

You have offered me only one present, and here I give you two for your collection.

Sen bana bir hediye verdin. Ben de sana iki tane veriyorum. Koleksiyonun için.

Another one for the collection.

Koleksiyon için başka bir tane daha.

Henry, that woman owns a sword collection.

Henry, o kadının kılıç koleksiyonu var.

Click to see more example sentences
collection para

There are two sides in this war of Spain only collect money for one.

İspanya'daki bu savaşın iki tarafı var. Sen sadece biri için para topluyorsun.

So Walt steals the money, killer comes to collect, Walt pays the price.

Walt parayı çalar katil geri almaya gelir ve Walt bedelini öder.

We're collecting money to buy Ferris Bueller a new kidney.

Ferris Bueller'a yeni bir böbrek almak için para topluyoruz.

Click to see more example sentences
collection toplama

We got a prisoner collection center there.

Orada, bir esir toplama merkezimiz var.

Victorian orchid hunter William Arnold drowned on a collecting expedltion.

Victoria Dönemi Orkide Avcısı William Arnold bir toplama seferinde boğuldu.

I went through my collection.

Ben benim toplama geçti.

Click to see more example sentences
collection tahsil

And if you're listening to it, then it's time to collect.

Ve eğer bunu dinliyorsan, o zaman tahsil zamanı geldi.

Hello, Mrs. Sweeney, this is Bob Carmody from Lump Sum Collections.

Merhaba Bayan Sweeney, ben Bob Carmody Lump Sum Tahsil Ajansından.

Here's this month's collection.

İşte, bu ayın tahsilâtı.

Click to see more example sentences
collection topluluk

This is not a Borg collective.

Bu bir Borg topluluğu değil.

But you're not a part of the collective anymore.

Ama sen artık, topluluğun bir parçası değilsin.

Voyager is no threat to the collective.

Voyager topluluk için bir tehdit değil.

Click to see more example sentences
collection kolleksiyon

And, you know, that really is a nice collection.

Bu arada, gerçekten çok güzel bir kolleksiyon.

I got an online business in antiques and collectibles.

İnternet üzerinden bir antika ve kolleksiyon işim var.

A neat collection.

Güzel bir kolleksiyon.

Click to see more example sentences
collection seçki

I didn't know Knightley had such a distinguished collection.

Knightley'nin böyle seçkin bir koleksiyonu olduğunu bilmiyordum.