English-Turkish translations for coloring:

renk · boya · boyama · yüz rengi · görünüş · other translations

coloring renk

I mean, we're family, but I don't even know what your favorite color is.

Demek istediğim, biz bir aileyiz ve ben en sevdiğin rengi bile bilmiyorum.

Wonderful color, isn't it?

Harika bir renk, değil mi?

Very good color.

Çok iyi renk.

Click to see more example sentences
coloring boya

No, no it's only the color.

Hayır, hayır bu sadece boya.

Name, birth date, height, weight, hair color.

İsim, doğum tarihi, boy, kilo, saç rengi.

Go color something, you little brat.

Git bir şeyler boya, seni yumurcak.

Click to see more example sentences
coloring boyama

Well, last night Steve and I were coloring, and I was just about to

Dün gece Steve ve ben boyama yapıyorduk ve ben, tam

You never went anywhere without without that coloring book.

Bu boyama kitabı olmadan hiç bir yere.. hiç bir yere gitmezdin.

And here's a coloring book.

Ve işte bir boyama kitabı.

Click to see more example sentences
coloring yüz rengi

That's why the sea and sky have changed colors.

Deniz ve gökyüzü bu yüzden renk değiştirdi.

Your face has changed color.

Senin de yüzünün rengi değişti.

So I bought This waterproof cherry color.

Bu yüzden o vişne rengini aldım.

Click to see more example sentences
coloring görünüş

Rosa's appearance has worsened, skin color and weight.

Rosa'nın görünüşü, deri rengi ve kilosu kötüleşmiş.

The principles of gourmandism are: color, smell, taste, conception and appearance.

Gurmelerin ilkeleri şunlardır: Renk, koku, tat, fikir ve görünüş.