English-Turkish translations for colossal:

muazzam · büyük · devasa · çok büyük., çok büyük · other translations

colossal muazzam

She's a failed experiment and a colossal liability.

Başarısız bir denek ve muazzam bir sorumluluk.

We made a colossal mistake.

Muazzam bir hata yaptık.

This resettlement is obviously a colossal undertaking.

Bu yerleştirme, görünen o ki muazzam bir girişim.

Click to see more example sentences
colossal büyük

One night in Louisville, five years ago Gatsby found himself at Daisy's house by colossal accident.

Beş yıl önce Louisville'de bir gece Gatsby büyük bir tesadüf eseri kendini Daisy'nin evinde buldu.

This certainly has been a colossal waste of time.

Bu kesinlikle büyük bir zaman kaybı oldu.

I'm excited to be a part of this colossal franchise.

Bunun bir parçası olduğum için heyecanlıyım. Büyük bir ayrıcalık.

Click to see more example sentences
colossal devasa

And now, ladies and gentlemen, the colossal, inescapable

Şimdi de bayanlar ve baylar devasa, kaçınılmaz

But you're making a colossal mistake.

Ama devasa bir hata yapıyorsun.

Something colossal is coming

Devasa bir şey geliyor

Click to see more example sentences
colossal çok büyük., çok büyük

Maybe it's just some colossal joke.

Belki de bu çok büyük bir aldatmacadır.

Fry, is my colossal eye too big?

Fry, sence gözüm çok mu büyük?