English-Turkish translations for combat:

savaşmak, savaş · dövüş · muharebe · savaşçı · asker · mücadele · çatışma · çarpışmak, çarpışma · other translations

combat savaşmak, savaş

Doctor, this is a combat vessel of the Soviet Navy, and I'm a senior combat officer.

Doktor, Bu Sovyet donanmasının bir savaş gemisi, ve ben bir kıdemli savaş subayıyım.

You ever had any combat training in Afghanistan?

Hiç Afganistan'da herhangi bir savaş eğitim vardı?

Impressive combat report, Lieutenant.

Etkileyici bir savaş raporu Teğmen.

Click to see more example sentences
combat dövüş

This combat is absolutely useless

Bu dövüş kesinlikle bir işe yaramaz

This is a combat prison.

Burası bir dövüş hapishanesi.

How about combat?

Peki ya dövüş?

Click to see more example sentences
combat muharebe

When's the next bus to basic combat training?

Temel muharebe eğitimi için sonraki otobüs ne zaman?

This entire area is about to become combat central!

Tüm bu alan bir muharebe merkezi olacak.

Effective combat range:

Etkili muharebe menzili:

Click to see more example sentences
combat savaşçı

Combat Carl finds a way.

Savaşçı Carl bir yolunu bulur.

Combat Carl never gives up.

Savaşçı Carl asla pes etmez.

Nah, Combat Carl never gives up.

Hayır, Savaşçı Carl asla pes etmez.

Click to see more example sentences
combat asker

This is a combat mission!

Bu bir askeri görev!

I'm a combat soldier.

Ben bir savaş askeriyim.

This ship is crawling with highly trained Vehicon troopers, armed for combat.

Bu gemi yüksek eğitimli savaş için donatılmış Vehicon askerleriyle kaynıyor.

Click to see more example sentences
combat mücadele

What a combat!

Ne mücadele ama!

But no matter what anyone says, Togashi san died nobly in combat

Ama ne olursa olsun herkes söylüyor, Togashi mertçe mücadele ederek öldü.

It contained one percent permethrin, formulated to combat head lice.

Bu yüzde biri permetrin içeren, mücadele baş biti için formüle edilmiştir.

Click to see more example sentences
combat çatışma

It's a reflex action, combat shooting often uses multiple shots.

Bu bir refleks, Çatışma sırasında sık sık çoklu ateş edilir.

All pilots to Shadow Fighters, this is a combat alert.

Tüm pilotlar Gölge Savaşçılarına. Bu bir çatışma alarmıdır!

Oh, yeah. I remember, uh uh, combat.

Oh, evet. hatırladım, Uh uh, çatışma.

Click to see more example sentences
combat çarpışmak, çarpışma

This isn't combat.

Bu çarpışma değil.

Yes, and it included close combat.

Evet, ve buna yakın çarpışma dahildi.

Mr Worf, do you remember your zero-G combat training?

Bay Worf, sıfır-G çarpışma eğitiminizi hatırlıyor musunuz?

Click to see more example sentences