English-Turkish translations for combination:

kombinasyon · şifre · karışım · birleşim · şifreli kilit · bileşim · birlik · birliktelik · terkip · other translations

combination kombinasyon

I've tried every combination: you know, his birthday, Social Security number, address, phone number.

Her kombinasyonu denedim doğum günü, Sosyal Güvenlik numarası, adresi telefon numarası.

That's like the worst combination for you.

Bu senin için en kötü kombinasyon.

A perfect combination, Eileen.

Mükemmel bir kombinasyon, Eileen.

Click to see more example sentences
combination şifre

This thing is like a giant combination lock.

Bu şey dev bir şifreli kilit gibi.

Now give me that tablet and tell me the combination.

Şimdi bana o tableti ver ve şifreyi söyle.

Some sort of combination lock?

Bir tür şifreli kilit mi?

Click to see more example sentences
combination karışım

This is not a good combination.

Bu iyi bir karışım değil.

Now, that's a bad combination.

İşte bu kötü bir karışım.

Smart and devious, it's a dangerous combination.

Zeki ve sinsi. Tehlikeli bir karışım.

Click to see more example sentences
combination birleşim

That's a good combination.

Bu iyi bir birleşim.

That's a terrible combination.

Bu korkunç bir birleşim.

Two or more separate frequencies combined in one signal.

İki ya da daha fazla frekansın Bir sinyal olarak birleşimi.

Click to see more example sentences
combination şifreli kilit

This thing is like a giant combination lock.

Bu şey dev bir şifreli kilit gibi.

And this it's some kind of combination lock.

Ve bu da. .bir çeşit şifreli kilit.

But here's a combination lock, an ordinary bicycle lock.

Ama burada şifreli bir kilit var, sıradan bir bisiklet kilidi.

Click to see more example sentences
combination bileşim

That's not a good combination.

Bu hiç iyi bir bileşim değil.

Fear and wonder a powerful combination.

Korku ve hayranlık. Güçlü bir bileşim.

What a dangerous combination.

Tehlikeli bir bileşim olabilir.

Click to see more example sentences
combination birlik

Yeah, Barney and James together was a lethal combination.

Evet, Barney ve James birlikte ölümcül bir kombinasyondu.

It's just a simple viral infection combined with stress.

Sadece stres ile birlikte basit bir virüs enfeksiyonu.

Paracelsus combined the philosopher's stone with another artifact.

Paracelsus Felsefe Taşı ile birlikte başka bir obje kullandı..

Click to see more example sentences
combination birliktelik

A rare combination indeed.

Az bulunan bir birliktelik.

Dangerous combination, chess and cons.

Tehlikeli bir birliktelik. Satranç ve üçkağıt.

combination terkip

Beauty, brains and a gambler's heart, a lethal combination.

Güzellik, zeka ve bir kumarbazın kalbi. Ölümcül bir terkip.