English-Turkish translations for combine:

birleşmek, birleşen, birleştirmek · birlik · bir araya gelmek · bir araya getirmek · karışmak, karıştırmak · toplanmak · other translations

combine birleşmek, birleşen, birleştirmek

He's a Collins and a good man and these days, that's a desperately rare combination.

O bir Collins ve iyi bir adam, bugünlerde bu nadir bir kombinasyon.

Worked at Blockbuster, Pizza Hut, Taco Bell combination Pizza and Taco Bell.

Blockbuster, Pizza Hut, Taco Bell; hepsinde çalıştım. Pizza Hut ve Taco Bell karışımı bir yer.

It's a combination.

Bu bir kombinasyon.

Click to see more example sentences
combine birlik

Yeah, Barney and James together was a lethal combination.

Evet, Barney ve James birlikte ölümcül bir kombinasyondu.

It's just a simple viral infection combined with stress.

Sadece stres ile birlikte basit bir virüs enfeksiyonu.

Paracelsus combined the philosopher's stone with another artifact.

Paracelsus Felsefe Taşı ile birlikte başka bir obje kullandı..

Click to see more example sentences
combine bir araya gelmek

A combination of different talents

Farklı yeteneklerin bir araya gelmesi.

We're talking about combinating and consolidating.

Biz bir araya gelip birleşmekten bahsediyoruz.

combine bir araya getirmek

That's a stovenkerator: A combination of a stove, Oven, sink and refrigerator.

Bu bir fırocaklavdolabı: ocak, fırın, lavabo ve buzdolabının bir araya getirilmiş hali.

combine karışmak, karıştırmak

He combined this with potassium chlorate.

Bunu potasyum klorit ile karıştırdı.

combine toplanmak

It's a pheromone complex, actually many pheromones bee pheromones combined together.

Feromon karışımı, aslında bir çok feromon biraya toplanmış arı feromonları.