English-Turkish translations for comfort:

rahat · rahatlatmak, rahatlatıcı · teselli · konfor · rahatlık · teselli etmek · rahat ettirmek · huzur · yardım · yorgan · avuntu · refah · yardım etmek · avutmak · other translations

comfort rahat

Actually, you know, I feel much more comfortable around a normal guy like you

Aslında biliyor musun senin gibi normal bir adamın etrafında çok daha rahat hissediyorum.

Is this part of being comfortable?

Bu da rahat olmanın bir parçası mı?

Lee, I hardly know you, but I feel comfortable.

Lee, seni pek tanımıyorum ama kendimi rahat hissediyorum.

Click to see more example sentences
comfort rahatlatmak, rahatlatıcı

I'm sorry, but that is not a comforting thought.

Üzgünüm; ama bu pek rahatlatıcı bir düşünce değil.

This might be Ashley. And only strangers here to comfort him.

Bu Ashley olabilir ve sadece yabancılar vardır onu rahatlatan.

Well, that ain't exactly comforting, is it?

Evet bu pek rahatlatıcı değil, değil mi?

Click to see more example sentences
comfort teselli

That must be a real comfort to you at a time like this.

Böyle bir zamanda bu senin için iyi bir teselli olmalı.

Everyone was so nice, and understanding, and comforting, and

Herkes o kadar nazik, anlayışlı ve teselli ediciydi

Come on, let me comfort you!

Hadi, seni teselli etmeme izin ver!

Click to see more example sentences
comfort konfor

This is a comfortable bed for you.

Bu senin için konforlu bir yatak

At least it's comfortable and safe.

En azından burası konforlu ve güvenli.

I'm not comfortable.

Hiç konforlu değil.

Click to see more example sentences
comfort rahatlık

Like happiness and good company and comfort and understanding and emotional support.

Mutluluk iyi bir dost, rahatlık karşılıklı anlayış ve duygusal destek gibi.

You're my teacher, buddy, and I'm telling you it's really comforting.

Sen benim öğretmenimsin, ahbap, ve sana söylüyorum bu gerçekten rahatlık.

Because he offered me comfort, and I took it.

Çünkü bana rahatlık teklif etti ve ben de kabul ettim.

Click to see more example sentences
comfort teselli etmek

Her husband died and I've come down here to comfort her.

Kocası öldü ve ve onu teselli etmek için buraya geldim.

And then I tried to comfort him.

Ve sonra onu teselli etmeye çalıştım.

You are a comfort to me, sweetheart.

Ve sen teselli ediyorsun beni, canım.

Click to see more example sentences
comfort rahat ettirmek

But I'm not comfortable here. What're you doing, girl watch it!

Ama burada rahat değilim. Kız sen ne yapıyorsun dikkat et!

To make you more comfortable.

Seni daha rahat ettirmek için.

Um, I'm more comfortable in here, Hanna.

Ama burada daha rahat ediyorum, Hanna.

Click to see more example sentences
comfort huzur

Yet the clinic was a good place to be comfortable, quiet and peaceful.

Ama yine de klinik bulunmak için güzel bir yerdi rahat, sessiz ve huzurlu.

Well, I just thought that maybe it would give him some comfort.

Ben düşünmüştüm ki, belki bu ona biraz olsun huzur verir.

Is this a comfortable silence for you?

Bu senin için huzurlu bir sessizlik mi?

Click to see more example sentences
comfort yardım

Hello, Comfort Support Line, can I help you?

Alo, Yardım Destek Hattı, yardımcı olabilir miyim?

Hello, Comfort Support Line, how can I help you?

Alo, Yardım Destek Hattı, nasıl yardımcı olabilirim?

But God helped me and I found comfort here mommy, daddy

Tanrı bana yardım etti ve burada huzuru buldum Annem, babam

Click to see more example sentences
comfort yorgan

Got, um, a comforter and some pillows And, um, another lamp.

Bir yorgan, birkaç yastık ve, şey, bir lamba daha

Cozy futons with light cotton comforters, Little velvet settees, or pretty things.

Hafif pamuklu yorgan serilmiş rahat yataklar, küçük kadife kanepeler veya güzel şeyler:

I'm sorry about the comforter.

Yorgan için de özür dilerim.

Click to see more example sentences
comfort avuntu

Sure, the press is there, but that's cold comfort.

Tabii basın da orada ama bu sadece bir avuntu.

That's a comfort.

Bu bir avuntu.

Part of me believes he's a lonely boy Iooking for comfort.

Bir parçam, avuntu arayan yalnız bir çocuk olduğuna inanıyor.

Click to see more example sentences
comfort refah

Glad tidings of comfort and joy, comfort and joy.

Refah ve sevinç veren bir haber, refah ve sevinç.

comfort yardım etmek

But God helped me and I found comfort here mommy, daddy

Tanrı bana yardım etti ve burada huzuru buldum Annem, babam

comfort avutmak

And I comforted him.

Ben de onu avuttum.