English-Turkish translations for command:

kumandan · komuta, komut · emir · kumanda · komuta etmek · kontrol · kuvvet · emretmek · emir vermek · güç · yetki · yönetmek · bilgi · kumanda etmek · hak etmek · buyruk · kumandanlık · karargah · hakimiyet · kontrol etmek · buyurmak · other translations

command kumandan

Sorry, Commander, but that's a personal matter.

Üzgünüm, Kumandan, ama bu kişisel bir mesele.

Ain't that right, Commander?

Doğru değil mi, kumandan?

Where's Commander Tucker?

Kumandan Tucker nerede?

Click to see more example sentences
command komuta, komut

Commander, I made a mistake

Komutanım, ben bir hata yaptım.

The Command Centre wasn't your idea, was it?

Komuta Merkezi senin fikrin değildi, değil mi?

I'm taking command, of course.

Komutayı ben alıyorum, tabi ki.

Click to see more example sentences
command emir

That's an order, Commander.

Bu bir emirdir, Komutan.

I gave you a command.

Sana bir emir verdim.

Who gave that command?

Sana bu emri kim verdi?

Click to see more example sentences
command kumanda

You're next in command and you don't have any battle experience?

Kumanda için bir sonraki sensin ve hiç savaş deneyimin yok mu?

But who does Jon Snow want to command?

Ama Jon Snow kimi kumanda etmek istiyor?

Air Strike, this is Command Base.

Hava Saldırısı, burası kumanda merkezi.

Click to see more example sentences
command komuta etmek

And no one ever offered him a command.

Ve de hiç kimse ona bir komuta teklif etmedi.

The paint is hardly dry and yet they've appointed a new commanding officer.

Boya hemen hemen kuru ve henüz yeni komuta subayı tayin ettiler.

Lord Pan knows nothing about commanding an army.

Lord Pan ordu komuta etmek hakkında hiçbir şey bilmiyor.

Click to see more example sentences
command kontrol

This vessel is now a prize of war, Captain, under my command.

Bu gemi artık bir savaş ganimeti, Kaptan, benim kontrolüm altında.

Commander, you've lost control here.

Komutan, buradaki kontrolü kaybettin.

ls it a command and control ship?

Bir komuta yoksa kontrol gemisi mi?

Click to see more example sentences
command kuvvet

Lieutenant commander Sean Mason Pierce, United States Navy.

Kıdemli Yüzbaşı Sean Mason Pierce, Amerikan Deniz Kuvvetleri.

Stargate Command is a branch not NASA. of the United States Air Force.

Stargate Komutanlığı bir bölüm olarak NASA değil. Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri.

No. U.S And british command.

Hayır, A.B.D ve İngiliz kuvvetleri.

Click to see more example sentences
command emretmek

Robot, I command you, do something cool.

Robot, sana emrediyorum: Havalı bir şeyler yap!

Starfleet Command has ordered us to rescue them, "Captain.

Yıldız Filosu bize onları kurtarmamızı emretti Kaptan.

I command you: release him immediately!

Sana emrediyorum: onu hemen bırak!

Click to see more example sentences
command emir vermek

Commander the Captain gave us a direct order.

Komutan Kaptan bize direkt bir emir verdi.

So you gave yourself a command.

Yani kendine bir emir verdin.

Okay. Somebody give me a command.

Tamam, biri bana emir versin şimdi.

Click to see more example sentences
command güç

A very strong possibility, Commander.

Çok güçlü bir olasılık, Komutan.

Our former commander was not strong.

Bizim önceki komutan güçlü değildi.

Special Forces Command.

Özel Güçler Komutanı.

Click to see more example sentences
command yetki

You still got a commanding officer here?

Sen hala burada yetkili bir subay mısın?

If Commander Adama were in charge, this would never happen.

Eğer Komutan Adama yetkili olsaydı, böyle bir şey asla olmazdı.

There is no commanding officer here.

Yetkili bir subay yok burada.

Click to see more example sentences
command yönetmek

Lillian strand, director of United States Cyber Command.

Lillian Strand, Birleşik Devletler Siber Güçler'in Yöneticisi.

But Castiel is currently commanding an army, so

Ama Castiel şu an bir ordu yönetiyor yani

This man commands a "cwack" legion!

Bu adam "başağılı" bir lejyon yönetiyor!

Click to see more example sentences
command bilgi

I want that information, Commander.

O bilgiyi istiyorum, Komutan.

This information was known only to myself, Commander Adama and a few select advisors.

Bu bilgi sadece ben, komutan Adama ve bazı danışmanlar tarafından biliniyor.

High Command urgently wants information.

Başkomutanlık acilen bilgi istiyor.

Click to see more example sentences
command kumanda etmek

But who does Jon Snow want to command?

Ama Jon Snow kimi kumanda etmek istiyor?

Repeat, this is command post.

Tekrar ediyorum, burası kumanda.

Captain Ibanez but this is the Alesia and we command it.

Kaptan Ibanez fakat bu gemi Alesia ve biz kumanda ediyoruz.

Click to see more example sentences
command hak etmek

Lord Pan knows nothing about commanding an army.

Lord Pan ordu komuta etmek hakkında hiçbir şey bilmiyor.

He deserved it, Commander.

O bunu hak etmişti, Kumandan.

Your loyalty commands respect, Mr. Bond.

Sadakatiniz saygıyı hak ediyor, Bay Bond.

command buyruk

Someone has broken the Commandment and now there is a male witch.

Biri buyruğa karşı geldi ve şimdi erkek bir cadı var.

You understand now who commands?

Şimdi anladın mı, kim buyruk veriyor?

That's from the Ten Commandments, right?

Bu On Buyruk'tan biri değil mi?

command kumandanlık

U.S.S."Colorado" command, this is National Command.

U.S.S Colorado komutanlığı, burası Ulusal Kumandanlık.

Without Arlemisia's command, the Persian navy is nothing.

Aretemisia'nın kumandanlığı olmazsa pers donanması bir hiç.

This is Starfleet Command, we readyou. Over.

Burası, Yıldız Filosu Kumandanlığı, sizi duyuyoruz.

command karargah

Admiral Picard offered me a position at Starfleet Command.

Amiral Picard bana Yıldız Filosu Karargahı'nda bir mevki önerdi.

Commander Wiley's outfit.

Kumadan Wiley'nin karargahı.

command hakimiyet

Command, control, velocity.

Hakimiyet, kontrol, hız.

command kontrol etmek

Piggy-backing program commands through the white cells.

Domuzcuk-destek programı beyaz hücreleri kontrol ediyor.

command buyurmak

Because God commands it.

Çünkü tanrı bunu buyurur.