English-Turkish translations for commissioner:

müdür · komiser · emniyet · komisyon üyesi · müfettiş · delege · vekil, vekil. · yargıç · other translations

commissioner müdür

Because the Commissioner said so, and I told the Commissioner.

Çünkü Emniyet Müdürü öyle söyledi. Ben de Emniyet Müdürüne söyledim.

Thank you very much, commissioner.

Çok teşekkür ederim Müdür bey.

Commissioner, we got a problem.

Müdürüm bir sorunumuz var.

Click to see more example sentences
commissioner komiser

Commissioner, I believe you are making a mistake here, sir.

Komiser, sanırım burada bir hata yapıyorsunuz, efendim. Efendim.

Is Commissioner Gordon here?

Komiser Gordon burada mı?

Oh, yes, Commissioner.

Oh, evet, Komiser.

Click to see more example sentences
commissioner emniyet

Because the Commissioner said so, and I told the Commissioner.

Çünkü Emniyet Müdürü öyle söyledi. Ben de Emniyet Müdürüne söyledim.

You know what the commissioner tells me?

Emniyet Müdürü bana ne dedi biliyor musun?

One moment, it's Commissioner Gordon.

Bir saniye. Emniyet Müdürü Gordon.

Click to see more example sentences
commissioner komisyon üyesi

With all due respect, Commissioner Daniels.

Tüm saygımla, Komisyon üyesi Daniels.

Not he she is enough Commissioner.

Bu yeterli değil komisyon üyesi.

Just me and the Commissioner.

Sadece ben ve komisyon üyesi.

Click to see more example sentences
commissioner müfettiş

Well, then maybe we don't have a deal anymore, commissioner.

O halde, artık bir anlaşmamız yok belki de müfettiş.

He told you Deputy Commissioner Da Silva is dirty, as in Bell's new boss Da Silva?

Müfettiş yardımcısı Da Silva için kirli mi dedi? Bell'in yeni patronu Da Silva mı?

Commissioner, please, we're not children.

Lütfen Müfettiş, biz çocuk değiliz.

Click to see more example sentences
commissioner delege

New commissioner sounds like good man.

Yeni delege iyi bir adama benziyor.

He's my son, commissioner.

O benim oğlum, delege.

Commissioner, one more question.

Sayın Delege! Bir soru daha!

Click to see more example sentences
commissioner vekil, vekil.

French nuclear commissioner Etienne Ducharme.

Fransız Nükleer Komisyon Vekili Etienne Ducharme.

Sugino Junzaon, former Under-Commissioner.

Sugino Junzaon, eski vekil yardımcısı.

Kevin is a lazy, shitty commissioner.

Kevin tembel, boktan bir vekil.

commissioner yargıç

The DNA belongs to Judge Surrillo, Harvey Dent and Commissioner Loeb.

DNA'lar yargıç Surrillo, Harvey Dent ve Emniyet Müdürü Loeb'e ait.

Commissioners", "Bolsheviks", and "Jews" as well.

Yargıçlar", "Bolşevikler"ve" Yahudiler" de öyle.