English-Turkish translations for commitment:

bağlılık · söz · sorumluluk · taahhüt · işleme · kararlı · sadakat · vaat · özveri · kararlılık · other translations

commitment bağlılık

Well, it's just a big commitment.

Bu sadece büyük bir bağlılık.

I mean, it's a huge commitment.

Yani bu büyük bir bağlılık.

That's a lifetime commitment.

Bu ömür boyu bir bağlılık.

Click to see more example sentences
commitment söz

Because, once I've made a commitment then even I can't stop myself.

Çünkü, ben bir kez söz verince o zaman ben bile kendimi durduramam.

That's just as big a commitment.

Söz kadar büyük bir şey bu.

I have some commitments as a woman.

Bir kadın olarak verilmiş sözlerim var.

Click to see more example sentences
commitment sorumluluk

Now, listen, this is a big commitment.

Şimdi dinle bu büyük bir sorumluluk.

Marriage is a big step, a big commitment.

Evlilik büyük bir adımdır, büyük bir sorumluluk.

You've taught me so much about perseverance and commitment and creativity.

Bana azim, yaratıcılık ve sorumluluk ile ilgili çok şey öğrettin.

Click to see more example sentences
commitment taahhüt

It'll be a huge commitment for both of us.

İkimiz için de büyük bir taahhüt olacak.

This requires time, commitment, dedication, discipline and focus.

Bu iş, zaman, taahhüt, ithaf, disiplin ve odaklanma gerektirir.

But he has committed murder.

Ama taahhüt etmiştir cinayet.

Click to see more example sentences
commitment işleme

There's also a way to commit a perfect murder.

Kusursuz bir cinayet işlemenin bir yolu daha var.

You, Peter Burke, are ready to commit a crime.

Sen, Peter Burke, bir suç işlemeye hazırsın.

This is another service bot reprogrammed to commit a felony.

Bu da yine suç işlemeye programlanmış başka bir hizmet robotu.

Click to see more example sentences
commitment kararlı

And then my wife committed suicide.

Sonra da karım intihar etti.

A Jedi must have the deepest commitment the most serious mind.

Bir Jedi çok kararlı olmalı çok da ciddi olmalı.

He's awesome committed, decisive, totally ruthless.

O mükemmel kendini adamış, kararlı, tamamen acımasız.

Click to see more example sentences
commitment sadakat

My two favorite things are commitment and changing myself.

En sevdiğim şeyler, sadakat ve kendimi adamaktır.

It symbolizes commitment and unity.

Sadakati ve birliği sembolize ediyor.

Commitment, it's incredibly sexy.

Sadakat, bu inanılmaz seksi.

commitment vaat

Showing the sea is not a commitment.

Denizi göstermek, bir vaat değil ki.

Well, I never made any specific commitments, Tori.

Şey, asla kesin bir vaatte bulunmadım, Tori.

commitment özveri

But it's a huge commitment.

Ama büyük bir özveri.

But commitment, true commitment it requires sacrifice.

Ama bağlılık gerçek bağlılık, özveri gerektirir.

commitment kararlılık

That is a serious commitment.

Bu bayağı ciddi bir kararlılık.

And his tremendous enthusiasm and commitment

Ve onun büyük coşku ve kararlılık