English-Turkish translations for commodity:

mal · ürün · şey · meta · emtia · eşya · madde · other translations

commodity mal

In other words, it's a commodity, not a currency?

Diğer bir deyişle, o bir mal, bir para birimi değil. Evet.

It's a rare commodity around here.

Bu buralarda az bulunan bir mal.

Freedom is an expensive commodity.

Özgürlük pahalı bir maldır.

Click to see more example sentences
commodity ürün

No, but this guy, he's only focused on one commodity cocoa.

Tamam ama bu adam, yalnızca tek bir ürüne odaklanmış, o da kakao.

It's a precious commodity, not a joking matter!

Bu değerli bir ürün. Şaka konusu değil.

To me, you're not a commodity.

Benim için, bir ürün değilsin.

Click to see more example sentences
commodity şey

Honor is a rare commodity these days.

Onur bu günlerde nadir bulunan bir şey.

Thing is, without ryan, you're an unknown commodity.

Şey, ryan olmadan, bir Bilinmeyen bir emtia konum.

Time is hardly a rare commodity.

Zaman nadir bulunan bir şeydir.

Click to see more example sentences
commodity meta

A commodity is an object full of theological even metaphysical niceties.

Bir meta, teolojik hatta metafizik inceliklerle dolu bir nesnedir.

Ray's a hot commodity.

Ray çok seksi bir meta.

A quite astonishing commodity.

Gerçekten hayret uyandıran bir meta.

Click to see more example sentences
commodity emtia

Thing is, without ryan, you're an unknown commodity.

Şey, ryan olmadan, bir Bilinmeyen bir emtia konum.

Enron on-line will change the markets for many many commodities.

Enron on-line pek çok emtia için piyasaları değiştirecek.

Commodities continue the historic run-up in price.

Emtia fiyatlarının da tarihi yükselişi devam ediyor.

commodity eşya

You are going to become a very valuable commodity very soon.

Çok yakında çok değerli bir ticari eşya haline geleceksin.

But salt is a commodity.

Ama tuz ticaret eşyası.

The sentiment's right, but in my book, trust is an overrated commodity.

Duygusallık iyidir ama benim kitabımda güven fazla değer biçilen bir eşya.

commodity madde

Two completely irreconcilable commodities.

Tamamen birbirileriyle uzlaşmayan iki madde.