English-Turkish translations for communication:

iletişim · haberleşme · bağlantı · komünikasyon · muhabere · irtibat · temas · mektup · ulaşım · other translations

communication iletişim

And Helen and I, we were to cut off all communication with each other for at least six months, maybe more.

Ve Helen ve ben, biz tüm iletişimi kesti edildi Azından altı ay, belki daha fazla için birbirleri ile.

It's a stream of communication between designer and player.

Bu tasarımcı ve oyuncu arasında bir iletişim akışı.

I've got great communication skills, and

Harika iletişim yeteneklerim var, ve

Click to see more example sentences
communication haberleşme

Colonel Young and Chloe are using the communication stones.

Albay Young ve Chloe, haberleşme taşlarını kullanıyorlar.

A primitive communications device.

İlkel bir haberleşme cihazı.

A communications disruption can mean only one thing: invasion.

Bir haberleşme bozulması sadece bir tek anlama gelebilir: İstila.

Click to see more example sentences
communication bağlantı

Perhaps it could establish a communications link with Voyager's main computer.

Belki de Voyager'ın ana bilgisayarı ile bir bağlantı tesis edebilir.

So they got S-Band communication links environmental control systems cabin pressure gauges

Yani S-Band iletişim bağlantıları var çevre kontrol sistemleri kabin basıncı göstergeleri

Still no communication of any kind?

Hala herhangi bir bağlantı yok mu?

Click to see more example sentences
communication komünikasyon

Regional Programme Director, Oliver Communications.

Yerel Program Müdürü, Oliver Komünikasyon'dan.

Dive communication protocol.

Dalış Komünikasyon Protokolü.

Encephalic communication and coding.

Enketal komünikasyon ve kodlama.

Click to see more example sentences
communication muhabere

This is a secure communication link.

Bu güvenli bir muhabere bağlantısıdır.

Sam Grossman, communications expert, a wizard,

Sam Grossman, muhabere uzmanı, tam bir sihirbaz,

Gendarme second lieutenant, Vedat Dinckaya. Communication Sergeant Kamil Ates, captain.

Jandarma Asteğmen, Vedat Dinçkaya. Muhabere Astsubay Üstçavuş Kamil Ateş Komutanım.

communication irtibat

Perhaps we can communicate.

Belki de irtibat kurabiliriz.

James' communication center.

James'in irtibat merkezi.

communication temas

You and I communicate with eye contact, but Lydia can't do that.

Sen ve ben göz teması ile iletişim kuruyoruz. Ama Lydia bunu yapamıyor.

Dr. Stone, please contact the communications officer.

Dr. Stone, lütfen iletişim görevlisiyle temas kurun.

communication mektup

She only communicated with me as Mika Shelley and wrote me these letters.

Benimle sadece Mika Shelly olarak iletişim kuruyordu. Bana bu mektupları yazdı.

communication ulaşım

Transport, food, communication, housing, luxury, energy.

Ulaşım, yiyecek, iletişim, iskan, lüks, enerji.