English-Turkish translations for community:

toplum · topluluk · halk · kamu · cemaat · cemiyet · toplumsal · toplu · other translations

community toplum

Yes, the task force is risky, but it gives us a chance to do a lot of good in the community.

Evet, Özel görev kuvveti riskli bir şey ama kuvvet bize toplumda daha çok iyi şey yapmamız için bir şans veriyor.

Do all these children eventually end up at the community center?

Tüm bu çocuklar eninde sonunda toplum merkezine mi geliyor?

This is community service.

Bu bir toplum hizmeti cezası.

Click to see more example sentences
community topluluk

From tragic suicide and murder, we move forward to a better and more ordered community.

Trajik intihar ve cinayet itibaren, biz daha iyi bir için ileriye taşımak ve daha fazla topluluk emretti.

Your parents, my parents, the Supreme Father, the Community

Senin ailen, benim ailem, yüce babamız, topluluk

Concerned citizen and community leader Leslie Knope.

Endişeli vatandaş ve topluluk lideri Leslie Knope.

Click to see more example sentences
community halk

I'm a father, a community leader, and a business owner.

Ben bir baba, bir halk önderi ve bir sahibiyim.

You promised me a community center. Yes!

Bana bir halk merkezi sözü verdin.

I'm Sergeant Maurice Thompson from Community Relations.

Ben Halkla İlişkiler'den Çavuş Maurice Thompson.

Click to see more example sentences
community kamu

First big mission is tonight. And it's not community service.

İlk büyük görev bu gece ve kamu hizmeti de değil.

In other words, three months of community service.

Başka bir deyişle; üç aylık kamu hizmeti.

You're finished with community service, right?

Kamu hizmeti cezası bitti, değil mi?

Click to see more example sentences
community cemaat

Yes, they have a large Christian community.

Evet, orada büyük bir Hıristiyan cemaati var.

Mr Khan, community leader.

Bay Khan, cemaat lideri.

Mimi knows Gustav's maid, Alla, because the Russian community is very interconnected.

Mimi, Gustav'ın hizmetçisi Alla'yı tanıyor, çünkü Rus cemaati çok birbirine bağlı.

Click to see more example sentences
community cemiyet

This is a Jewish community center.

Bu bir Yahudi cemiyeti merkezi.

There's a community meeting tomorrow.

Yarın bir cemiyet toplantısı var.

But the hospital is part of this community.

Ama bu hastane bu cemiyetin bir parçası.

Click to see more example sentences
community toplumsal

No, no, it's about this community service center.

Hayır, hayır, bu toplumsal hizmet merkeziyle ilgili.

It's a communal experience.

Bu toplumsal bir deneyim.

There's a This communal exchange.

Bu toplumsal bir değiş tokuş.

Click to see more example sentences
community toplu

Listen Oscar, generosity and togetherness, and community all convalescences into Moral.

Bak Oscar, cömertlik, birliktelik ve toplu yaşam sonunda morale dönüşüyor.