English-Turkish translations for companion:

arkadaş · dost · yoldaş · · ortak · eşlik etmek · other translations

companion arkadaş

For an old friend, good customer, and his beautiful female companion no problem.

Eski bir arkadaş, iyi bir müşteri ve onun güzel eşi için sorun değil.

Do you want a pet, or a friend? a companion?

Evcil bir hayvan veya bir arkadaş mı? Yoldaş mı?

I have a friend, a companion

Bir arkadaşım var, bir dost

Click to see more example sentences
companion dost

Owen Garrison, the original Blue Falcon and his faithful canine companion.

Owen Garrison, orijinal Mavi Şahin ve onun sadık köpek dostu.

I have a friend, a companion

Bir arkadaşım var, bir dost

And this is my dear friend and companion, Miss Birdie Coonan.

Bu da sevgili dostum ve yardımcım Bayan Birdie Coonan.

Click to see more example sentences
companion yoldaş

Because my father, my father, his companion, his friend, betrayed him.

Babam, onun yoldaşı, arkadaşı ona ihanet etmiş. Baban mı?

He's a bridesmaid. Besides, I need a friend, an equal, an old and trusty companion.

Üstelik, bana bir arkadaş, denk biri, eski ve güvenilir bir yoldaş lazım.

You have found your new companion!

Sen kendine yeni bir yoldaş buldun!

Click to see more example sentences
companion

For an old friend, good customer, and his beautiful female companion no problem.

Eski bir arkadaş, iyi bir müşteri ve onun güzel eşi için sorun değil.

You have two days to find yourself a companion.

Kendine bir bulmak için iki günün var.

A younger companion makes you feel more alive.

Daha genç bir senin daha canlı hissetmeni sağlar.

Click to see more example sentences
companion ortak

My companion and I made lots of toys.

Ortağım ve ben bir sürü oyuncak yaptık.

Yeah, my favorite companion is retiring from "companning.

Evet, en sevdiğim dert ortağım ortaklık mesleğinden emekli oluyor.

companion eşlik etmek

I'm just a companion.

Ben sadece eşlik ediyorum.