English-Turkish translations for company:

şirket · arkadaşlar, arkadaş · eşlik · bölük · firma · arkadaşlık · misafir · dost · grup · birlik · toplantı · ekip · topluluk · işletme · kuruluş · ortaklık · other translations

company şirket

My mother brought us here because she wants to start a new company.

Annem bizi buraya getirdi çünkü yeni bir şirket kurmak istiyor.

Chase works for a private security company.

Chase, özel güvenlik şirketi için çalışıyor.

Because it was a medical company?

Tıbbi bir şirket olduğu için mi?

Click to see more example sentences
company arkadaşlar, arkadaş

No. I mean this company is my girlfriend.

Demek istediğim bu şirket benim kız arkadaşım.

I'm not very good company, I'm afraid, Dr?

Korkarım pek iyi bir arkadaş değilim. Doktor

Do you want some company?

Bir arkadaş ister misin?

Click to see more example sentences
company eşlik

Thank you for a delicious dinner and thanks for keeping me company.

Bana eşlik ettiğiniz için ve akşam yemeği için teşekkür ederim.

A goat gives you company, and milk, and cheese, and, when you need it, good meat,

Keçi size eşlik eder Süt verir ve peynir Ve ihtiyacın olduğunda güzel bir et.

Thank you, for keeping me company.

Bana eşlik ettiğin için teşekkür ederim.

Click to see more example sentences
company bölük

This is a new company record.

Bu yeni bir bölük rekoru.

You're not only a disgrace for the company, but for your brother as well.

Sadece bu bölük için değil abin için de bir yüz karasısın.

First company, forward!

Birinci bölük, ileri!

Click to see more example sentences
company firma

I mean, everyone knows how important you are to this company.

Yani, herkes senin bu firma için ne kadar önemli olduğunu biliyor.

This picture shows that this company is like a family.

Bu resim Firmanın bir aile gibi olduğunu gösteriyor.

There's no such company, the Noble Corporation doesn't exist.

Böyle bir firma yok. Noble Şirketi diye bir şey yok.

Click to see more example sentences
company arkadaşlık

Thanks for the coffee and the company.

Kahve ve arkadaşlığın için sağ ol.

Sit down and keep me company.

Otur ve bana arkadaşlık et.

Come on, Thomas, keep me company.

Haydi Thomas, bana arkadaşlık et.

Click to see more example sentences
company misafir

You had company last night? And some fun it was.

Dün gece bir misafirin vardı? ve biraz eğlenceliydi.

Looks like he's got company.

Görünüşe göre misafiri var.

Because I invited company over.

Çünkü misafir davet ettim.

Click to see more example sentences
company dost

What's wrong with you, man? captain, we've got more company.

Senin sorunun nedir, dostum? Yüzbaşı, daha fazla misafirimiz var.

Hey, man. Want some company?

Hey dostum, arkadaş ister misin?

Every single member of this company is exhausted and starving, man.

Bu topluluğun her bekâr üyesi bitkin ve açlıktan ölüyor dostum.

Click to see more example sentences
company grup

Welcome, Master Baggins to the company of Thorin Oakenshield.

Thorin Meşekalkan'ın grubuna hoş geldiniz Efendi Baggins.

An independent theater company.

Bağımsız bir tiyatro grubu

It says here that Gregston Electric owns a subsidiary company called the Ivon Medical Group.

Burada Gregston Elektrik'in Ivon Medical Grup adında bir yan kuruluşu olduğu yazıyor.

Click to see more example sentences
company birlik

King Company, isn't it?

King Birliği, öyle değil mi?

Yeah, Bravo Company.

Evet, Bravo Birliği.

Alpha Company in position.

Alfa birliği yerini aldı.

Click to see more example sentences
company toplantı

Hey, sweetheart, we're having a private company meeting here.

Hey tatlım, burada özel bir şirket toplantısı yapıyoruz.

I have a meeting at the company this afternoon.

Bu öğleden sonra şirkette bir toplantım var.

It's a company meeting.

Bu bir şirket toplantısı.

Click to see more example sentences
company ekip

Company ship, company crew.

Şirket gemisi, şirket ekibi.

The company uses Alan Quinn's team-building techniques.

Şirket Alan Quinn'in ekip ruhu tekniklerini kullanıyor.

Three squads make a platoon. Three platoons, a company.

Üç birlik askeri müfrezeyi üç müfreze, bir ekibi oluşturur.

Click to see more example sentences
company topluluk

Every single member of this company is exhausted and starving, man.

Bu topluluğun her bekâr üyesi bitkin ve açlıktan ölüyor dostum.

Roland T. Flakfizer, managing director of the Oglethorpe-Flakfizer Ballet Company.

Roland T. Flakfizer, Oglethorpe-Flakfizer Bale Topluluğu'nun idari direktörü.

The Cedar Lake Ballet Company?

Cedar Lake Bale Topluluğu?

Click to see more example sentences
company işletme

Do you know how this company works?

Bu şirketin nasıl işlediğini biliyor musun?

Yes, and a company car, Mike.

Evet, ve bir işletme aracı, Mike.

It's a landscaping company, and it uses the same soil treatment as the concert campground.

Bir çevre düzenleme şirketi, ve aynı toprak işlemesini konser kamp alanı olarak kullanıyor.

company kuruluş

It says here that Gregston Electric owns a subsidiary company called the Ivon Medical Group.

Burada Gregston Elektrik'in Ivon Medical Grup adında bir yan kuruluşu olduğu yazıyor.

Anne Greene, company's director.

Anne Greene. Kuruluşun yöneticisi.

company ortaklık

Six months ago that company was acquired by an Anglo-French combine:

Altı ay önce, o şirket bir İngiliz-Fransız ortaklığı tarafından satın alındı: