English-Turkish translations for compare:

kıyas · kıyaslamak · mukayese · karşılaştırmak · mukayese etmek · karşılaştırma · karşılaştırılabilir olmak · other translations

compare kıyas

My house looks so ordinary. Especially compared to yours.

Benim evim çok sıradan görünüyor, özellikle sizinkine kıyasla.

Compared to Jeong Yoon and Yoo Jin, this one's more beautiful.

Jeong Yoon and Yoo Jin'e kıyasla, bu kız daha güzel.

A little coin is nothing compared to a big gate.

Küçük bir madeni para; büyük kapılara kıyasla bir hiç.

Click to see more example sentences
compare kıyaslamak

Compared to these people, I don't know anything.

Bu insanlarla kıyaslandığında ben hiç bir şey bilmiyorum.

But, compared to a king, it's nothing.

Ama bir kralla kıyaslandığında hiçbir şey.

Compared with the Borg, this crew is inefficient and contentious.

Borg ile kıyaslandığında, bu mürettebat, yetersiz ve çok kavgacı.

Click to see more example sentences
compare mukayese

We need to compare them, okay?

Mukayese etmemiz lazım, tamam mı?

Yes, but don't compare.

Evet ama mukayese edilmez.

How can you so young compare yourself to heiriclies?

Bu genç yaşında, kendini Herikles ile nasıl mukayese edersin?

Click to see more example sentences
compare karşılaştırmak

I just when you compare a thing to another thing.

Sadece Bir şeyi başka bir şeyle karşılaştırmak gibi.

Comparing Barcelona with Real Madrid is pointless.

Barcelona ile Real Madrid'i karşılaştırmak anlamsız.

You can't compare comic books to Manga.

Sen karşılaştırmak olamaz Manga çizgi roman.

Click to see more example sentences
compare mukayese etmek

We need to compare them, okay?

Mukayese etmemiz lazım, tamam mı?

Yes, but don't compare.

Evet ama mukayese edilmez.

The last principal couldn't compare.

Son müdür mukayese bile edilemez.

compare karşılaştırma

And rich people love to compare themselves to extra-rich people and claim poverty.

Ve zengin insanlar kendilerini çok zenginler ve yoksullarla karşılaştırmayı seviyorlar.

compare karşılaştırılabilir olmak

But compared with his brother, Who is the saint?

Ama kardeşi ile karşılaştırıldığında, Azizin kim olduğunu?