English-Turkish translations for compass:

pusula · pergel · anlamak · other translations

compass pusula

Inside is food and water. A map, compass, flashlight and weapon. Check it for yourself later.

İçinde yiyecek, su, harita, pusula el feneri ve silah var. sonra kontrol edersiniz, tamam mı?

Look, you have a compass.

Bak sende bir pusula var.

That's why I brought the compass.

Bu yüzden yanımda pusula getirdim.

Click to see more example sentences
compass pergel

Colored papers, scissors, compass.

Renkli kağıtlar, makas, pergel.

Beth, we're like a pair of compasses, Oh, don't you dare.

Beth, Biz bir çift pergel gibiyiz, Sakın söylemeye bile kalkma.

Beth, we're like a pair of compasses.

Beth, Biz bir pergelin ayakları gibiyiz.

compass anlamak

Show a little compassion, sweetheart.

Biraz anlayış göster, tatlım.

Because you're such a model of tact and compassion.

Çünkü sen tam bir şefkat ve anlayış abidesisin.

Your compassion is admirable but misguided.

Şefkatin takdire değer, ama yanlış anladın.