English-Turkish translations for compelling:

zorlayıcı · çekici · etkileyici · other translations

compelling zorlayıcı

Mm-hmm. Sheriff Carter presented a very logical and compelling argument.

Şerif Carter çok mantıklı ve zorlayıcı bir iddiada bulundu.

Well, you have a very compelling way of apologizing.

Özür dilemek için çok zorlayıcı bir yolun var.

I saw him in a pub and I felt compelled to confront him.

Onu bir barda gördüm ve kendimi onunla yüzleşmek zorunda hissettim.

Click to see more example sentences
compelling çekici

This is an extremely compelling story, Mr. Holmes, but I asked about the James Dylan case.

Bu oldukça ilgi çekici bir hikaye Bay Holmes ama ben James Dylan davasını sormuştum.

That's a very compelling story, Jake, except it doesn't explain one thing.

Bu çok ilgi çekici bir hikâye, Jake. Ama bir şeyi açıklamıyor.

Actually, it's a really compelling underdog story.

Aslında çok çekici bir mazlum hikâyesi.

Click to see more example sentences
compelling etkileyici

There isn't a theory, a compelling theory.

Bir teori, etkileyici bir teori yoktur.

Little known factoriginals can compel vampires.

Bilgin olsun, asıllar vampirleri etkileyebilir.