English-Turkish translations for competence:

rekabet · yetenek · yeterlik · hak · yeterlilik · yetkinlik · yetki · bilgi · other translations

competence rekabet

He's competing for promotion against two rivals, Smith and Jones.

Terfi için iki rakibi Smith ve John'la rekabet halinde.

You sacrificed yourself to compete with me.

Benimle rekabet etmek için kendini feda ettin.

Now that we're competing with those amateurs,

Şimdi de o amatörlerle rekabet ediyoruz,

Click to see more example sentences
competence yetenek

This is a professional organization, run by a competent and disciplined adult.

Bu yetenekli ve disiplinli bir yetişkin tarafından yönetilen profesyonel bir organizasyon.

But he's also a very competent officer and clearly a skilled pilot.

Ama aynı zamanda yetenekli bir subay ve kabiliyetli bir pilot.

Because I'm a competent, professional comic that does it every night.

Çünkü ben yetenekli profesyonel bir mizahçıyım. ve bunu her gece yaparım.

Click to see more example sentences
competence yeterlik

When a captain is unfit, physically or mentally, a competency hearing is mandatory.

Bir kaptan fiziksel ya da zihinsel olarak uygun olmadığında, yeterlik duruşması zorunludur.

These are my competency results.

Bunlar benim yeterlik sonuçlarım.

He doesn't currently even have the perspicacity to take the standard CST competency test.

Şu an itibariyle, standart CST yeterlik sınavına girecek durumda bile değil.

competence hak

Everyone deserves a competent legal defense.

Herkes yasal bir savunmayı hak ediyor.

I said "right,"not" competent.

Haklı"dedim," yetenekli" değil.

Mr. Brassel, it's unacceptable to judge Agent Farris' competence based

Bay Brassel, Ajan Farris'in yetkinliği hakkındaki kabul edilemez

competence yeterlilik

This from a local psychiatrist attesting to his mental competency.

Bu, yerel bir psikaytristten alınmış, akli yeterlilik belgesi.

Daniel's competency report.

Daniel'in yeterlilik raporu.

competence yetkinlik

Mr. Brassel, it's unacceptable to judge Agent Farris' competence based

Bay Brassel, Ajan Farris'in yetkinliği hakkındaki kabul edilemez

competence yetki

My nephew is a very competent boy.

O benim yeğenim, ve çok yetkili bir çocuk.

competence bilgi

That intel came from a competing spy service.

O bilgi rakip bir istihbarat teşkilatından geldi.