English-Turkish translations for competent:

yetenekli · ehli, ehil · becerikli · yetkin · yeterli · yetkili · other translations

competent yetenekli

This is a professional organization, run by a competent and disciplined adult.

Bu yetenekli ve disiplinli bir yetişkin tarafından yönetilen profesyonel bir organizasyon.

But he's also a very competent officer and clearly a skilled pilot.

Ama aynı zamanda yetenekli bir subay ve kabiliyetli bir pilot.

Because I'm a competent, professional comic that does it every night.

Çünkü ben yetenekli profesyonel bir mizahçıyım. ve bunu her gece yaparım.

Click to see more example sentences
competent ehli, ehil

And you'll see how competent and capable he really is.

Ve ne kadar işinin ehli ve yetenekli olduğunu görün.

Loretta Wade is a very competent medical examiner.

Loretta Wade, çok işinin ehli bir adli tabiptir.

This is Kip, my crude yet competent cameraman.

Bu Kip, kaba ama işinin ehli kameramanım.

Click to see more example sentences
competent becerikli

Listen, sweetie, you're a very efficient, competent doctor.

Dinle tatlım çok yetenekli ve becerikli bir doktorsun.

What is it, a competent employee?

Ne var, becerikli bir çalışan mı?

I saw a competent, caring woman.

Becerikli, şefkatli bir kadın gördüm.

Click to see more example sentences
competent yetkin

Someone who's competent and hardworking and affordable?

Yetkin, çalışkan ve uygun fiyatlı olan birisi?

Sir, these men are competent.

Efendim, bu adamlar yetkin.

We're competent fakes.

Biz yetkin sahteleriz.

Click to see more example sentences
competent yeterli

You're a competent fighter but that isn't good enough.

Yetenekli bir dövüşçüsün ama yeterince iyi değil.

He's not capable, not competent.

Kabiliyetli değil, yeterli değil.

competent yetkili

My nephew is a very competent boy.

O benim yeğenim, ve çok yetkili bir çocuk.