English-Turkish translations for component:

bileşen · parça · madde · unsur · eleman · tamamlayıcı · other translations

component bileşen

Just like alcoholism or drug addiction, there's a genetic component.

Tıpkı alkolizm ve uyuşturucu bağımlılığı gibi genetik bileşenleri var.

There's a pulmonary component.

Bir de akciğer bileşeni var.

Just like any other recipe or math equation, remove one component, and the whole thing implodes on itself.

O da diğer her tarif ya da matematik denklemi gibi. Bir bileşeni çıkarırsan tamamı kendi kendine dökülür.

Click to see more example sentences
component parça

But don't worry, the most important component is still intact.

Ama dert etme. En önemli parça hala sapasağlam duruyor.

One missing component, His left hand; I'll find it.

Bir parçası kayıp, sol eli; onu bulacağım.

Works in a factory, makes cell phone components.

Cep telefonu parçaları üreten bir fabrikada çalışıyor.

Click to see more example sentences
component madde

But, Gus, Gus.! Erucic acid is the chief component in rapeseed oil, right? Yes.

Fakat Gus, Gus,. .erusik asit kolza yağının ana maddesi, değil mi?

component unsur

The nuttiness and paralysis mean there's definitely a neurological component.

Delilik ve felç, kesinlikle nörolojik bir unsuru da olduğu anlamına gelir.

component eleman

Soldering-iron burns. Electronic components.

Lehim izleri, elektronik elemanlar.

component tamamlayıcı

That is an integral component of marriage?

Bu, evliliğin tamamlayıcı bir bileşeni mi?