English-Turkish translations for conceal:

gizlenmiş., gizlenmiş · gizlemek · saklamak · örtmek · other translations

conceal gizlenmiş., gizlenmiş

Because he's a fanatic. And the fanatic is always concealing a secret doubt.

Çünkü bir fanatikti ve bir fanatik her zaman gizli bir şüphe taşır.

It has a concealed entrance and fresh water.

Gizli bir girişi ve taze suyu var.

Careful, I might be carrying a concealed weapon.

Dikkat et, gizli bir silah taşıyor olabilirim.

Click to see more example sentences
conceal gizlemek

The disruptor beam has been purposely sabotaged to conceal a transporter beam within.

Parçalayıcı ışın, içine bir taşıyıcı ışın gizlemek için kasten sabote edildi.

She was definitely concealing something.

O kesinlikle bir şey gizliyordu.

Concealing molly's pregnancy, destroying her blood sample.

Molly'nin hamileliğini gizlemek, kan örneğini yok etmek

Click to see more example sentences
conceal saklamak

A powdered face is just the place To conceal an ugly scheme

Pudralı bir yüz sadece bir yer Çirkin bir görüntüyü saklamak için

Conversation was invented by humans to conceal reality.

Konuşma gerçekliği saklamak için insanlar tarafından icat edildi.

Sam is concealing something from you, sir.

Sam sizden bir şey saklıyor, efendim.

Click to see more example sentences
conceal örtmek

Profit, revenge, jealousy, conceal a crime, avoid disgrace

Kazanç, intikam, kıskançlık, bir suçu örtmek, bir rezaletden kaçınmak