conceited

This is just a childish and conceited provocation!

Bu sadece çocukça ve kibirli bir provokasyon!

Perhaps he's conceited and erratic, even childish, but he's real.

Belki kendini beğenmiş, tutarsız ve hatta çocuksu, ama gerçek biri.

Rusty, this essay makes you sound arrogant and conceited.

Rusty, bu cümleler seni kibirli ve kendini beğenmiş gösteriyor.

Sometimes you're arrogant and conceited.

Bazen kibirli ve kendini beğenmiş oluyorsun.

Really, Nikola, of all the arrogant, inconsiderate, conceited

Cidden Nikola, yaptığın tüm o kendini beğenmiş, düşüncesiz, kibirli

Why are you so conceited?

Neden bu kadar kibirlisin?

But I can't, because that's an impossible conceit.

Ama veremem, çünkü bu imkansız bir şey.

That's the most conceited statement.

Bu duyduğum en kibirli açıklama.

Your son is an unprincipled, spoiled, conceited brat!

Senin oğlun, disiplinsiz, şımarık, kendini beğenmiş bir yumurcak!

They're a pretty conceited group

Oldukça kendilerini beğenmiş bir grup