English-Turkish translations for concentration:

konsantre · konsantrasyon · toplama · toplama kampı., toplama kampı · yoğunluk · yoğunlaşma · other translations

concentration konsantre

Now sit down, close your eyes and concentrate.

Şimdi otur, gözlerini kapat ve konsantre ol!

Just concentrate and relax.

Sadece konsantre ol ve gevşe.

Keep quiet and concentrate.

Sakin ol ve konsantre ol.

Click to see more example sentences
concentration konsantrasyon

A momentary lapse in concentration can mean the difference between life and death.

Konsantrasyonda bir anlık hata ölüm ve hayat arasındaki bir fark anlamına gelebilir.

There are high concentrations of methane and carbon monoxide.

Yüksek konsantrasyonda metan ve karbon monoksit var.

You have amazing powers of concentration.

Sende inanılmaz bir konsantrasyon var.

Click to see more example sentences
concentration toplama

In Italy, there's a producer who's preparing a film on the Nazi concentration camps.

İtalya'da, Nazi toplama kampları hakkında bir film yapan bir yapımcı var.

To me, it's a concentration camp.

Bana göre bir toplama kampı.

What is this, a concentration camp?

Ne burası, toplama kampı mı?

Click to see more example sentences
concentration toplama kampı., toplama kampı

A Christian concentration camp.

Bir Hristiyan toplama kampı.

To me, it's a concentration camp.

Bana göre bir toplama kampı.

What is this, a concentration camp?

Ne burası, toplama kampı mı?

Click to see more example sentences
concentration yoğunluk

Ion concentration, density and temperature profiles are consistent.

Demir yoğunluğu ve sıcaklık profilleri, hepsi tutarlı.

High concentrations of tachyons subspace distortions, and magneton traces.

Yüksek yoğunlukta takyon alt uzay bozulmaları ve magnetik izler.

There are heavy concentrations of theta radiation.

Orada yüksek yoğunlukta teta radyasyonu var.

Click to see more example sentences
concentration yoğunlaşma

Total concentration. You ready, Jack?

Mutlak yoğunlaşma, hazır mısın Jack?