English-Turkish translations for concrete:

beton · somut · betonarme · beton dökmek · betondan yapılmış · other translations

concrete beton

A body, but made of steel, stone and concrete, with one heart and one soul.

Çelikten, taştan ve betondan yapılmış, bir kalbi ve bir ruhu olan bir vücut.

Reinforced steel door, But the other three walls are concrete.

Güçlendirilmiş çelik kapı, ama diğer üç duvar betondan.

I don't like concrete houses either.

Beton evleri ben de sevmiyorum.

Click to see more example sentences
concrete somut

Martin didn't deserve to die, but now we have something concrete.

Martin ölmeyi hak etmedi ama artık somut bir şeyimiz var.

Is there any concrete information or is it occupational therapy?

Somut bir bilgi var mı? Yoksa bu bir tür mesleki terapi mi?

Can you give us a concrete example?

Bize somut bir örnek verebilir misiniz?

Click to see more example sentences
concrete betonarme

That park is all concrete.

O park tamamen betonarme.

Steel rebar, concrete copper wire.

Çelik betonarme, beton, bakır tel.

Rebar, the concrete, vehicles for barricades, anything we can scavenge.

Betonarme demiri, beton, barikatlar için araçlar toplayabildiğimiz her şey.

concrete beton dökmek

Four football fields thick of concrete.

Dört futbol sahası kalınlığında beton dökülmüş.

So, he shoots her, pours the concrete, and then snuggles up beside her in the concrete.

Ve sonra beton onu yanına sokulur Yani, o, beton döküyor, onu vuruyor.

Tillis killed him and Denham poured the concrete?

Tillis onu öldürmüş, Denham da üzerine beton mu dökmüş?

concrete betondan yapılmış

A body, but made of steel, stone and concrete, with one heart and one soul.

Çelikten, taştan ve betondan yapılmış, bir kalbi ve bir ruhu olan bir vücut.