English-Turkish translations for condiment:

çeşni · baharat · sos · other translations

condiment çeşni

Well it looks like some sort of condiment dispenser?

Pekala, bir çeşit çeşni dağıtıcı gibi görünüyor.

A house full of condiments and no food.

Bir ev dolusu çeşni; ama yiyecek yok.

Salsa is now the number-one condiment in America.

SaIsa, şu anda Amerika'da bir numaralı çeşni.

Click to see more example sentences
condiment baharat

Well, this has to be some kind of condiment or something.

Bu bir tür baharat ya da başka bir şey olabilir.

You, the dynamic Dark Knight, versus me, the conceptual Condiment King.

Sen, dinamik Kara Şövalye, bana karşı, kavramsal Baharat Kralı'na.

A houseful of condiments and no food.

Bir ev dolusu baharat ve hiç yiyecek yok.

Click to see more example sentences
condiment sos

I need more condiments.

Biraz daha sos lazım.

This is a single-decker hamburger, whereas the Big Boy is a double-decker. This has a much more satisfying meat-to-bun-to-condiment ratio.

Big Boy'unki çift katlı hamburger ama bu tek katlı yani bu yediğimin et-sos-ekmek oranı çok çok daha tatmin edici.