English-Turkish translations for condition:

durum · şart · koşullu, koşul, koşulu · rahatsızlık · hastalık · sağlık · kondisyon · form · mevki · other translations

condition durum

And she's a dancer and in very good condition.

Ve o bir dansçı ve çok iyi bir durumda.

I didn't tell him anything about his genetic condition.

Genetik durumu hakkında ona bir şey söylemedim.

His little wife, Madeleine, is my age and in a delicate condition.

Minik karısı Madeleine benim yaşımda ve biraz zor bir durumda.

Click to see more example sentences
condition şart

On only one condition. .that you kill a man. .a man who deserves to die.

Tek bir şart var. Bir adamı öldüreceksin. Ölmeyi hak eden bir adamı.

Yeah, I'll help on one condition.

Evet, tek şartla yardım ederim.

He says she's safe now, on one condition.

Artık güvende olduğunu söyledi ama tek şartla.

Click to see more example sentences
condition koşullu, koşul, koşulu

He doesn't want more money, better working conditions, doesn't even want a better job.

Daha fazla para ya da çalışma koşulları istemiyor. Daha iyi bir bile istemiyor.

But the same conditions apply.

Ama aynı koşullar geçerli.

Two years ago in Berlin, I experienced exactly similar conditions.

İki yıl önce Berlin'de tamamen aynı koşullarda yaşadım.

Click to see more example sentences
condition rahatsızlık

Maybe she has, like, a medical condition or she swallowed somebody with a medical condition.

Belki tıbbi bir rahatsızlığı vardır ya da tıbbi rahatsızlığı olan birini yutmuştur.

She has a heart condition.

Bir kalp rahatsızlığı var.

With a serious heart condition.

Ciddi bir kalp rahatsızlığı var.

Click to see more example sentences
condition hastalık

That's a real condition?

Bu gerçek bir hastalık mı?

I have a heart condition.

Ben de kalp hastalığı var.

But Josef, love sickness is not a medical condition.

Ama Josef, aşk hastalığı tıbbi bir sorun değildir.

Click to see more example sentences
condition sağlık

I have a very serious medical condition.

Çok ciddi bir sağlık sorunum var.

It's a serious medical condition.

Ciddi bir sağlık durumu bu.

Mr. Man's health condition is pretty good, but he is quite old.

Bay Man'in sağlık durumu çok iyi, fakat kendisi oldukça yaşlı.

Click to see more example sentences
condition kondisyon

He's in wretched physical condition, impetuous, and clumsy.

Fiziksel kondisyonu zavallı. Çok aceleci. Ve hantal..

He gave us five extra hours of cold-water conditioning.

Bize fazladan beş saatlik soğuk su kondisyon çalışması yaptırdı.

condition form

A digital frontier to reshape the human condition".

İnsan formunu yeniden şekillendirecek dijital bir sınır.

condition mevki

Yes, I am.That's not a name, that's a psychological condition.

Evet, öyle. Bu bir isim değil, psikolojik bir mevkidir.