English-Turkish translations for conduct:

yapmak · davranış, davranmak · yönetmek · yürütmek · idare · hareket · çıkmak · yönetim · kılavuzluk etmek · yönetme · geçirmek · other translations

conduct yapmak

One year ago India had conducted a nuclear test and joined the nuclear power club.

Bir yıl önce Hindistan bir nükleer deneme yaptı. ve nükleer güç kulübüne o da katıldı.

The exclusive interview is conducted for Daily Bugle Communications by rookie reporter Mary Jane Watson

Daily Bugle İletişimleri için yapılan bu özel röportajı çaylak muhabiriniz ben Mary Jane Watson Mary Jane.

I've got a little business to conduct.

Yapmam gereken küçük bir var.

Click to see more example sentences
conduct davranış, davranmak

A few weeks later you filed a formal complaint about this individual's conduct.

Birkaç hafta sonra bu kişinin davranışları hakkında resmi bir şikayette bulunmuşsunuz.

That is unacceptable conduct for soldiers.

Bu davranış, askerimiz için kabul edilemez.

It's arbitrary conduct unprecedented!

Bu benzeri görülmemiş keyfi bir davranış.

Click to see more example sentences
conduct yönetmek

Dr. Addy was conducting an experiment on a pig yesterday.

Dr. Addy, dün bir domuzla ilgili deneyi yönetiyordu.

Ana Maria, who's conducting here?

Ana Maria, burayı kim yönetiyor?

Caruso sang Pagliacci at the Met, Arturo Toscanini was conducting.

Caruso, Met'te Pagliacci'yi söylerken Arturo Toscanini orkestrayı yönetiyordu.

Click to see more example sentences
conduct yürütmek

His condition is apparently the tragic result of an experiment conducted by Daggett.

Onun durumu Daggett tarafından yürütülen bir deneyin trajik bir sonucu.

A program conducted by the navy, on a ship which is where?

Donanma tarafından bir gemide yürütülen bir program, bu gemi nerede?

Dr. Vivek Assadullah is a specialist who conducts experimental treatments

Vivek Assadullah Kronik Lenfositik Lösemi konusunda deneyler yürüten bir uzman.

Click to see more example sentences
conduct idare

Now take this away, fetch me some dinner and conduct yourself more professionally in the future.

Şimdi al bunu, git bana biraz yemek getir ve gelecekte kendini daha profesyonel bir şekilde idare et.

The Marine Corps Code of Conduct and The King James Bible.

Deniz Piyade Birliği İdare Yönetmeliği ve Kral James İncili.

Could you conduct, please?

Siz idare edin lütfen.

Click to see more example sentences
conduct hareket

Ah, misleading and deceptive conduct.

Yanıltıcı ve aldatıcı hareket.

Unsportsmanlike conduct, your honor.

Sahalara yakışmayan hareket, sayın hâkim.

Actually, ethyl alcohol inhibits electrical conduction in the nerve cells and stimulates reuptake receptors of inhibitory neurotransmitters like gamma-aminobutyric acid.

Aslında, etil alkol sinir hücrelerindeki elektriksel kondüksiyonda hormon hareketlerini sağlayan reseptörlerde ve sinir taşıyıcılarında gama-aminobütirik asit gibi kısıtlayıcı etki yapar.

conduct çıkmak

Because the ClA conducts a False war in Afganistan?

NEden ClA Afganistanda sahte bir savaş çıkartıyor?

Safe-conduct, a free Chechnya, money

Güvenli çıkış, özgür Çeçenistan, para

conduct yönetim

Bureaucracy, oversight, rules of conduct,

Bürokrasi, yönetim, idari kurallar.

But unwelcome sexual conduct can also be verbal.

Ama istenmeyen cinsel yönetim sözel de olabilir.

conduct kılavuzluk etmek

A TF New Orleans, conducting interview with Carroll Oerstadt.

New Orleans ATF Carroll Oerstadt görüşmesine kılavuzluk ediyor.

conduct yönetme

Inspector Dreyfus, thank you again for agreeing to conduct the ceremony.

Müfettiş Dreyfus, töreni yönetmeyi kabul ettiğiniz için tekrar teşekkür ederim.

conduct geçirmek

Last week, I conducted Roger Dawson's funeral.

Geçen hafta, Roger Dawson'ın cenazesini yönettim.