English-Turkish translations for cone:

külah · koni · kozalak · huni · other translations

cone külah

What? is that ice cream cone big enough?

Ne? o dondurma külahı yeterince büyük mü?

A double cone, please.

Bir çift külah, lütfen.

I always make a backup cone.

Hep bir yedek külah hazırlarım.

Click to see more example sentences
cone koni

Yeah, and that one cone could have been an old lady or a baby.

Evet ama o koni yaşlı bir bayan ya da bebek olabilirdi.

I'm Wee Man, and this is a big cone.

Ben Wee Man, ve bu da büyük bir koni.

Is that called a traffic cone?

Trafik konisi mi deniyor buna?

Click to see more example sentences
cone kozalak

Look, there's lots of pine cones here.

Burada bir sürü çam kozalağı var.

I found a little pine cone.

Küçük bir çam kozalağı buldum.

Second, it wasn't a pine cone.

İkincisi, o bir kozalak değildi.

Click to see more example sentences
cone huni

Drivers can't see those cones.

Sürücüler o hunileri göremez..

The cone's the shizzle.' You said that to me.

Huni tamam." Bunu bana sen söyledin.