English-Turkish translations for confident:

güven, güvenli · emin · kendine güvenen · kendinden emin · özgüvenli, özgüven · inanmış · inançlı · other translations

confident güven, güvenli

Because this is a huge opportunity for me and I need to feel confident.

Çünkü bu benim için büyük bir fırsat ve kendimi güvende hissetmeliyim.

You're a strong, confident person.

Güçlü, kendine güvenen bir insansın.

The final words of many a confident man.

Kendine çok güvenen bir adamın son sözleri.

Click to see more example sentences
confident emin

I mean, you're beautiful, and confident, and everyone respects you.

Yani sen çok güzelsin. Kendinden eminsin ve herkes sana saygı duyuyor.

I see a strong, confident, beautiful young lady.

Güçlü, kendinden emin, güzel genç bir kadın görüyorum.

Now remember, you gotta be calm confident and you never hesitate.

Sakin ol, kendinden emin ol ve asla tereddüt etme.

Click to see more example sentences
confident kendine güvenen

Because this is a huge opportunity for me and I need to feel confident.

Çünkü bu benim için büyük bir fırsat ve kendimi güvende hissetmeliyim.

Now there's a man with confidence.

İşte kendine güvenen bir adam.

This strong, this confident person.

Güçlü, kendine güvenen bir insan.

Click to see more example sentences
confident kendinden emin

I mean, you're beautiful, and confident, and everyone respects you.

Yani sen çok güzelsin. Kendinden eminsin ve herkes sana saygı duyuyor.

And I'm nervous because I think you aren't confident.

Ve gerginim, çünkü sen kendinden emin değilsin.

Vanessa seems, like, really confident and, like, very sure of herself.

Vanessa kendine güveni olan ve kendinden emin biri gibi.

Click to see more example sentences
confident özgüvenli, özgüven

Stronger, more confident and he's gonna have a very successful solo career.

Daha güçlü, daha özgüvenli ve tek başına çok başarılı bir kariyer yapacak.

And you've given me strength, confidence.

Ve sen bana güç verdin, özgüven verdin.

She had a new maturity, there was a confidence I've never seen before.

Yeni bir olgunluğa, daha önce hiç görmediğim bir özgüven sahipti.

Click to see more example sentences
confident inanmış

Because I have enormous confidence in you.

Çünkü sana inanılmaz bir güvenim var.

I admire your confidence, Sergeant.

İnancını takdir ediyorum Çavuş.

This will boost your confidence.

Bu senin inancını arttıracak.

Click to see more example sentences
confident inançlı

Find courage, you did Hope, patience Trust, confidence, and selflessness.

Buldun cesareti umut, sabır güven, inanç, ve yardımsever.

Confidence is not evidence, Mr Whicher.

İnanç kanıt değildir, Bay Whicher.

Confidence"comes from the Greek" fides", meaning faith and belief.

Güven"Yunancadan gelir" fides", güven ve inanç demek.

Click to see more example sentences