confirms

No, no, actually it confirms something I've always wondered about modern art, abstract art.

Hayır, hayır, aslında bu her zaman modern sanat hakkında merak ettiğim bir şeyi doğruluyor. Soyut sanat

That's a very convenient answer, and I guess lucky for you that she can't confirm it.

Bu çok uygun bir cevap ve sanırım öyle şanslıyım ki o bunu sizin için doğrulayamıyor.

I don't understand why it's so difficult to confirm an appointment.

Bir randevuyu teyit etmek, neden bu kadar zor anlamıyorum.

Constable Dexter will be here tomorrow morning to confirm that.

Memur Dexter, doğruluğunu teyit etmek için yarın burada olacak.

She called me seven times to confirm and then cancel and then confirm again.

Teyit etmek, iptal etmek ve yine teyit etmek için yedi kez aradı.

Awaiting official confirmation, but she was wearing some kind of bracelet or necklace.

Resmi onay bekleniyor ama bir çeşit bilezik ya da kolye takıyormuş.

Comrade Captain, Moscow has confirmed nuclear weapons release authority.

Yoldaş Kaptan, Moskova nükleer silah kullanma yetkisini verdi

I checked the weather channel, and sure enough, Nick Walker confirmed it.

Hava durumuna da baktım ve artık eminim. Nick Walker da doğruladı.

This information was then confirmed by a witness.

Bu bilgi daha sonra bir tanık tarafından doğrulandı.

I'm sorry, lieutenant, but I confirmed it myself last night.

Üzgünüm, teğmen, ama dün akşam kendim de onayladım.