English-Turkish translations for conflict:

.. · çatışma · çelişkili, çelişki · anlaşmazlık · çekişme · uyuşmazlık · tartışma · ihtilaf · mücadele · kavga · savaşmak, savaş · karışıklık · çakışma · other translations

conflict ..

Unfortunately, that is what is known as a conflict of interest.

Ne yazık ki bu, çıkar çatışması olarak bilinen bir durum.

There was a conflict between partners.

Ortaklar arasında bir anlaşmazlık vardı.

Any conflict of interest here?

Herhangi bir çıkar çatışması var mı?

Click to see more example sentences
conflict çatışma

Unfortunately, that is what is known as a conflict of interest.

Ne yazık ki bu, çıkar çatışması olarak bilinen bir durum.

Obviously there's a conflict of interest here.

Açıkçası burada bir çıkar çatışması var.

Isn't that a conflict of interest, sir?

Bu çıkar çatışması değil mi bayım?

Click to see more example sentences
conflict çelişkili, çelişki

There's either conflicting data surrounding this or once again, you are lying to me.

Bu dediğinde ya çelişkili bir veri var ya da yeniden bana yalan söylüyorsun.

Is that a conflict?

Bu bir çelişki mi?

And with only one eyewitness, with two conflicting statements?

Fakat sadece bir görgü şahidi ve iki çelişkili ifadeyle?

Click to see more example sentences
conflict anlaşmazlık

There was a conflict between partners.

Ortaklar arasında bir anlaşmazlık vardı.

Unfortunately, there's a conflict.

Maalesef, bir anlaşmazlık var.

Perhaps the next conflict can be solved differently. Thank you.

Belki de bir sonraki anlaşmazlık farklı şekilde çözülebilir.

Click to see more example sentences
conflict çekişme

Look artists and newspapers, that's a natural conflict.

Bak, sanatçılar ve gazeteler, bu çok doğal bir çekişme.

It's an obvious conflict.

Bu apaçık bir çekişme.

Yeah, some kind of conflicting psych evaluations, legal wranglings.

Evet, bir tür çelişkili psikolojik değerlendirme zırvalığı, yasal çekişmeler.

Click to see more example sentences
conflict uyuşmazlık

I just got back from conflict resolution, and there's hurt on both sides.

Ben sadece geri uyuşmazlık çözümünde var ve her iki tarafta da yaralandı.

What kind of conflict?

Ne tür bir uyuşmazlık?

There's a lot of conflict.

Burada bir çok uyuşmazlık var.

Click to see more example sentences
conflict tartışma

Conflict resolved, crisis averted.

Tartışma çözüldü, kriz önlendi.

A simple altercation in Wardeh degenerate into sectarian conflict

Wardeh'teki basit bir tartışma mezhepsel çatışmaya dönüştü.

But I can assure you that challenges will arise, conflicts will arise, and controversy will arise.

Fakat sizi temin ederim ki, zorluklar ortaya çıkacak çatışmalar ortaya çıkacak ve tartışma ortaya çıkacak.

conflict ihtilaf

There's no conflict here.

Burada bir ihtilaf yok.

Violence isn't an automatic response to conflict, Agent Epps.

Şiddet ihtilaflara otomatik bir cevap değildir, Ajan Epps.

conflict mücadele

A personal conflict between us not like the duel before, but the real thing.

Aramızda kişisel bir mücadele. Daha önceki düello gibi değil gerçek bir şey.

This face has seen conflict.

Bu yüz mücadele görmüş.

conflict kavga

At least I was un-conflicted.

En azından kavgacı değilim.

Conflict's for barbarians.

Kavga barbarlara göredir.

conflict savaşmak, savaş

Russian fighter planes and tanks are moving towards the conflict zone.

Rus savaş uçakları ve tankları savaş bölgesine doğru ilerliyor.

Yamamomolar's and a continuous tree people they are in a conflict and war Shamataris. where enemies.

Yamamomolar' ın ve ağaç insanlarının devamlı bir çekişme ve savaş içinde oldukları yerde.düşmanları Shamataris.

conflict karışıklık

His mind and body are in deep conflict.

Aklı ve vücudu derin bir karışıklık içinde.

conflict çakışma

Because it's a huge conflict for me.

Çünkü benim için büyük bir çakışma.